Cumhuriyet Üniversitesi’nde 18 Haziran'da yapılacak rektörlük seçimine ilişkin Genç-Sen bir basın açılaması yaptı.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde 18 Haziran'da yapılacak olan rektörlük seçimine ilişkin, "Başka bir üniversite mümkün” sloganıyla Sivas Genç-Sen bir basın açılaması yaparak rektörlük seçimlerinde anti demokratik uygulamalara son verilmesini istedi. "Bizim rektör adayımız şirket yöneticisi gibi davranmayacak, öğrenciden hangi yolla para toplayacağının hesabını yapmayacak, eğitimin niteliğinin arttırılması için gerekli koşulu sağlayacak, bilimsel faaliyeti gerici ideolojilerden arındıracak, faşist, şoven, milliyetçi, liberal, dinci ve otoriter siyasetlerin aktif savunucusu olmayacak bir adaydır" diyen öğrenciler, 7 Haziran'da Sivas merkezinde 35 kişinin katılımı ile yaptıkları eylemde basına ve kamuoyuna isteklerini dile getirdiler.
Üniversiteler üniversitede yaşayan öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları tarafından yönetilmelidir, önerisini dile getiren öğrencilerin eylemde okuduğu basın metninde şunlara yer verildi:
Basın açıklamasında sık sık “Söz, yetki, karar öğrencilere”, ”Müşteri değil öğrenciyiz”, ”Ferman rektörünse üniversiteler bizimdir”, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek”, “Üniversiteler sektör, patron olmuş rektör”, “Parasız, bilimsel, demokratik anadilde eğitim” sloganları atıldı.
Eğitimle ve bilimle alakası olmadıkları halde üniversiteler polis, jandarma ve özel güvenlik birimleri ile doludur. Sözde güvenliğimizi sağlamak için yapılan uygulama yaşama alanlarımızı daraltmakta ve üniversiteleri kışlalara dönüştürmektedir. Ağır cezalar içeren “disiplin yönetmelikleri”, öğrenciler üzerindeki soruşturma terörü, özgür yaşamın önünde büyük bir engelledir.
Kapitalizmin bir sömürü aracı haline getirilen üniversitelerin laboratuarları, kütüphaneleri donanımlı değilken, onlar yeni üniversite açıyor, açılan bu üniversiteler de var olan üniversiteler gibi sistemin hizmetine giriyor. Nitelikli, bilimsel eğitim için değil; şehri kalkındırmak, öğrencilerden kar sağlamak, patronların ceplerini doldurmak, üniversite mezunu diplomalı işsizler yaratmak, gerici ideolojilerini yaşatmak amacına hizmet etmektir. Var olan ve olacak rektörlerin de bu anti-demokratik kurumların birer temsilcisi olduğunu düşünüyor ve 18 Haziran'da yapılacak rektörlük seçimlerinde bizleri temsil eden bir adayın olmadığını söylüyoruz.
Bizim rektör adayımız;
Şirket yöneticisi gibi davranmayacak, öğrenciden hangi yolla para toplayacağının hesabını yapmayacak, eğitimin niteliğinin arttırılması için gerekli koşulu sağlayacak, ezber ve tüketim mantığı üzerinden işlenen dersler yerine, dayanışmacı, sorgulamaya ve paylaşmaya dayanan bir akademik eğitimin hayata geçirilmesi için çaba gösteren, bilimsel faaliyeti gerici ideolojilerden arındıracak, faşist, şoven, milliyetçi, liberal, dinci ve otoriter siyasetlerin aktif savunucusu olmayacak bir adaydır.
Üniversitelerimizin gerçekten insanca, demokratik, özgür ve bağımsız bir yapıya kavuşması için başka bir öneri sunuyoruz: “Üniversiteler üniversitede yaşayan öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları tarafından yönetilmelidir” diyoruz. Ve bir kez daha tekrar ediyoruz Cumhuriyet Üniversitesi rektörlük seçimindeki rektör adayları biz öğrencilerin adayları değildir.