İçten patlamalı kutup savaşı

Rusya, kutup okyanus tabanına, 90 milyar varillik petrol rezervi üzerine bayrak dikti.

DÜNYA
Perşembe, 7 Ağustos 2008 (18 yıl 2 ay önce)

İçten Patlamalı Motor: Yakıtı ayrı bir bölmede değil, kendi içinde yakarak güç ürettiği için içten patlamalı motor olarak adlandırılan ve bugün ufak tefek değişikliklerle uçaktan, gemilere, otomobilden motosiklete kadar tüm motorlu araçlar için ilk kullanılabilir ve seri üretime uygun motor türüdür.

İlk başarılı örneğini Belçikalı Mühendis Etienne Lenoir tarafından 1860'ta içten patlamalı motor gazla çalışırken Alman mühendis 1876'da Nikolaus Otto ve 1885'te Gottlieb Daimler ve Karl Benz'in katkılarıyla bugün de kullanılmaya devam edilen "dört zamanlı" motor geliştirildi.

Sonrası herkesin malumu. Otomobil, Ford'un ilk T Modelini seri üretim bandından çıkartarak başlattığı "devrim"le, tüm ülkelerin ana caddelerini doldurdu. Bugün artık alışılan santim santim ilerlenebilen trafik ve zaman sorunu, egzos gazıyla soluk almanın bile imkansız hale getirildiği hava kirliliği ve birkaç yılda bir demode ilan edilen modellerin yığıldığı çöp dağları, akülerden sızan asitten, kullanılmış motor yağlarından üzerinde ot bitmez toprakların altındaki suların dahi içilemez hale getirilmesiyle "çevre sorunu" tıpkı bu sürecin ürünlerinden olan sermaye ihracı gibi dalga dalga emperyalist ülkelerden dünyanın geri kalanına doğru yayıdı.

Tüm bu yıkım; yalnızca, kapitalistin genişletilmiş yeniden üretimin gerçekleştirilerek ve her çevrimde bir öncekinden daha büyük ölçeklerde kar elde etmesini sağlamak için gerçekleşti.

Ama yıkımın tek biçimi çevre ve yaşam üzerindeki tahribat olmadı. Bu kadar kısa sürede yayılan üretim ve ürünü olan otomobillerin zorunlu kıldığı pazarlar ve yakıt sorunu olarak ta petrol yatakları üzerinde egemenlik savaşlarını tetikledi.

Emperyalist paylaşım savaşlarının özellikle ikincisi 40 milyondan fazla ölümle tarihin kapkara sayfalarından biri olarak yazıldı.

Bugün de yerel, bölgesel savaşlar, işgaller şeklinde yürüyen emperyalist egemenlik mücadelesi yine bu en yaygın ve kitlesel olarak tüketilen petrol yatakları üzerinde sürüyor.

Irakı yangın yerine çeviren Amerikan emperyalizmi tüm dünyayı İran saldırısına ısındırıyor.

Fransa Afrika'da ataklar yapıyor.

Fakat farklı coğrafyalarda, işbirlikçiler üzerinden yürüyen emperyalist hesaplaşma bu kadarla sınırlı değil. Giderek daha açık karşı karşıya gelmeye, birbirlerine koydukları postaları fiili biçimlere büründürmeye başlıyorlar.

kutup tabanı bayrakBunun yeni bir örneği Kuzey Kutbu'nun şimdiye kadarki öyle pek te ciddiye alınmayan mülkiyeti sorununa, buzulların altında okyanus tabanına Rusya Federasyonu'nun bayrak dikip, sınırlarına dahil etmesiyle gerçekleşti.

Rusya bu adımı ABD'nin Ay'a bayrak dikmesiyle kıyaslayıp şimdilik kaydıyla bilimsel temelde tutmaya çalışsa da, bu yılın temmuz ayında yayımlanan ABD Jeoloji Araştırması, bu bölge buzulları altında tespit edilmiş rezerv olarak 90 milyar varil el değmemiş petrol bulunduğunu ortaya koymuştu.

Tüm Ortadoğu petrol rezervinin üçte birine yaklaşan bu miktar nedeniyle yeni bir Soğuk Savaş'ın başlayacağı yollu göndermeler yapılırken İngiltere'nin konuyu AB gündemine taşımaya hazırlandığı haberleri sızdırıldı.

Söylentilere göre ilk etapta Kuzey Kutbunda uzun yıllar "Keşif ve Araştırma Üssü" bulunduran ABD ile paslaşan İngiltere sonrasında bölgeye kıyısı olan Danimarka ve Kanada'yla ortak politika geliştirme çalışmaları başlattı. Hedefi AB'nden de ortak karar çıkartmayı başararak BM Güvenlik Konseyi ve Adalet Divanı aracılığıyla yeni bir harita çıkartılarak paylaşım kazasız belasız halledilemese dahi Rusya'nın o kadar da kolay at oynatamayacağını anlamasını sağlamak.

Anlamazsa ne olacak? Rusya halen yapmakta olduğu gibi tartışmalı alanları bayraklarıyla donatıp bir de sondajlara, bulacağı yatakları işletmeye başlarsa ne olacak?

Ortadoğu gibi savaştıracak işbirlikçilerin oladığı bu coğrafya, yeni ve barışçıl bir kapitalizm beklentili sosyal salaklığın sonu olacaktır.