Böyle buyurdu sermaye

Bolu'dan liseli bir okurumuz, ilindeki bir meslek lisesinde yaşanan olayı irdeliyor:

GENÇLİK
Çarşamba, 8 Ekim 2008 (17 yıl 7 ay önce)

Ajanslar dün (7 Ekim) şu haberi geçti:

Lisede 1,5 saatlik bıçaklı dehşet
Bolu Mimar İzzet Baysal Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki U.S., dün sabah okula geldikten sonra bilinmeyen bir nedenle öğretmenleri ile tartışarak evine gitti. Evinde içki içen U.S. babası ile de tartıştıktan sonra evin camlarını kırdı.
Evden aldığı iki bıçakla okula giden U.S., saat 15.30′da sınıfına girerek, o sırada ders veren bilgisayar öğretmeni Selda Tutulmaz ve sınıf arkadaşlarını rehin aldı. U.S., öğretmeni ve arkadaşlarını tehdit ettikten sonra koşarak okuldan kaçtı.
Okulda büyük korku yaşayan öğretmen ve öğrenciler her şeyin sona erdiğini düşündükleri sırada, U.S. elindeki bıçaklarla yeniden okula döndü ve giriş katında bulunan bir odaya girerek, elindeki bıçaklarla kendine zarar vereceğini söyleyerek çevresindekilere tehditlerde bulundu.
Üzerindeki gömleğini çıkaran ve sigara içen U.S., kendisine müdahale etmek isteyen öğretmenleri yanına yaklaştırmadı.
Okula çağrılan polis, odaya girerek U.S.’yi ikna etmeye çalışırken, son derslerini gören okuldaki tüm öğrenciler dışarı çıkarıldı. Polisler, saat 17.00′da, bir anlık dalgınlığından yararlandığı U.S.’nin üzerine çullanarak, elindeki bıçakları aldı.
U.S. okuldan çıkarılırken, babasına, "Sakın ağlama baba" diye bağırdı. Babası ise oğlunun son dönemlerde bunalımda olduğunu söyleyerek, "Nedenini bilmiyorum. Çok üzgünüm" dedi.

Kapitalizm işte bunu sen yarattın. Sen bizden elimizde bıçak öğretmenimizi, arkadaşımızı öldürmemizi istedin. ÖSS‘yi kazanamayınca kendimizi öldürmemizi bize sen söyledin. Sen bize uyuşturucuyu uzattın ve sen bizi bir çılgına çevirdin.

17 yaşında bir gencin elindeki bıçağın sebebi ne olabilir?

Olayın geçtiği yer bir meslek lisesi ve meslek liselerinin önemi giderek artmakta. Sermaye ve işbirlikçi Milli Eğitim Bakanlığı meslek liselerini birer "eğitim yuvaları" olarak göstermeye çalışmakta ve kolay meslek edinebilmenin en güzel örneği olduğunu söyleyerek pazarlamaktadır. Hatta meslek edinmenin dışında okul dönemlerinde daha rahat okumaları için kan emici sermaye tarafından söylenen "meslek liselerindeki çocuklarımıza koç bursu" adı altında şirin gösterme politikaları ortaya koymaktadır.

Staj adı altında sömürülen meslek lisesi öğrencileri tıpkı bir işçi gibi çalıştırılmakta asgari ücretin üçte biri kadar bir para verilmektedir. Uluslararası rekabet içinde olan ve sermaye birikimini arttırmak, bunun için ise ucuz işgücü ve nitelikli ara eleman isteyen sermaye meslek liselerini en önemli hedeflerinden birisi yapmıştır. Bunların yanında işçi sınıfının yaşamına ve onun iradesine henüz 14-15 yaşlarında sahip olmak istemektedir.

Onu kendi çıkarları doğrultusunda yetiştirmek onu toplumsal bir yaşamdan çıkarıp kapitalizmle kirlenmiş kendi dünyasına sokmak istiyor. Onun örgütlenmesini engelemek için elinden geleni yapıyor. Okullarda; disiplin cezaları, fiziksel ve psikolojik şiddet, okul kapılarına polis ve örgütlenme kanallarını kapatma (Genç-Sen) gibi birçok engel.

Ajanslardan daha önce düşen başka bir haberde yer alan aşağıdaki bülten, sermayenin istediklerinin bir kısmını kendi dilinden açıklamaktadır.
TÜSİAD: Yükseköğretime girişte, gençlerimizin mezun oldukları alan/bölüm ve kol farkı gözönüne alınmaya devam edilmelidir.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), kamuoyunda tartışılmakta olan ve yükseköğretime girişi düzenlemeyi amaçlayan yasa tasarısı ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
Yükseköğretime girişte öğrencilerin mezun oldukları alan/bölüm ve kol farkının gözetilmemesi amacıyla hazırlanan kanun tasarısı, aceleye getirilmeden ve eğitimin diğer kademeleri ile bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak değerlendirilmelidir.
Tasarı, mesleki ve teknik eğitim sistemimizdeki sorunlarla yakından ilişkilidir. Hızlı bir sanayileşme çabasında olan günümüz Türkiye'sinde, mesleki ve teknik eğitim sisteminin, sanayi ve hizmet sektörlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ara kademe insan gücü yetiştirerek uluslararası rekabet gücümüzü artırma ve ekonomik kalkınmayı hızlandırma görevlerini daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmesi beklenmektedir.
Mesleki ve teknik eğitim sisteminin bu işlevini gerektiği gibi yerine getirememesinden dolayı, üniversite eğitimi meslek edinme için tek alternatif şeklinde algılanmaktadır. Bu da gençlerin üniversite kapılarında birikmesine sebep olmaktadır. Ayrıca, maliyeti genel lise eğitiminden daha fazla olan mesleki ve teknik okullardan mezun olanların, kendi alanlarından farklı bir alanda yüksek öğrenim görmeleri çok ciddi bir kaynak israfına yol açmaktadır.
Meslek liselerinin kalitesinin iyileştirildiği ve meslek lisesi - istihdam ilişkisinin kurularak mezunların iş hayatına atılmalarının desteklendiği, yüksek öğretime devam etmek isteyenlerin ise mezun oldukları alanda devam etmelerini yönlendiren bir sistem oluşturulmalıdır.
Bu çerçevede ele alındığında, meslek liseleri olarak tasarlanmış, ancak zamanla uygulamada bu özelliğini kaybetmiş olan İmam-Hatip Liseleri'nin de, meslek lisesi statüsüne uygun bir yapıya kavuşturulması, imam ve hatip ihtiyacını karşılamaya yetecek sayıda İmam-Hatip Lisesi'nin eğitime devam etmesi ve bu liselerden mezun olanların arzu ettikleri takdirde kendi alanlarında yüksek öğrenime devam etmeleri sağlanmalıdır. Geriye kalan İmam-Hatip Liseleri'nin, meslek lisesi statüsü kaldırılmalı ve gerekli tedrisat ve müfredat uyumu yapılarak bu meslek liseleri normal lise statüsüne dönüştürülmelidir.
Hükümetin, YÖK yasa tasarısını, kamuoyundan gelen istekler doğrultusunda, Üniversitelerarası Kurul ile bir diyalog içerisinde ele alma yoluna gitmesi memnuniyet verici olmuştur. Yükseköğretime girişte esas alınacak hususları düzenleyen kanun tasarısının da aceleye getirilmemesi ve eğitim-öğretim kurumları, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve ilgili tüm kesimlerce kamuoyunda tartışılmasına fırsat verilerek toplumsal uzlaşma kanallarının açık tutulması gereklidir.

Üniversite kapılarını kapatmak ya da kendine dönük düzeltmeler isteyen TÜSİAD; "Ayrıca, maliyeti genel lise eğitiminden daha fazla olan mesleki ve teknik okullardan mezun olanların, kendi alanlarından farklı bir alanda yüksek öğrenim görmeleri çok ciddi bir kaynak israfına yol açmaktadır" derken en ucuza getirilecek bir eğitim, yüksek sayıda işçi öğrenci ve kendisinin ihtiyaçlarına uygun alanlara yoğunlaşılması konusunu anlatmak istemiştir.

Kürt emekçilerine karşı yapılan saldırıların arttığı bir dönemde liselerde oluşturulan şovenist baskılar da artmaktadır. Bir yandan okul dönemi ve onun getireceği sefalet bunalım ve hiçleşme... Elbette 17 yaşındaki bir gencin elinde bıçak etrafına korku yayması doğal olmayan, olmaması gereken bir durumdur fakat böyle bir sistemde durup dururken neden eline bıçağı aldı demek de doğal olmaması gereken bir durumdur.