İstanbul'da Kuruluş Etkinliği

TİKB'nin 27. kuruluş yıldönümü, İstanbul'da kapalı bir mekanda, devrimci coşkunun hakim olduğu bir etkinlikle kutlandı.

GÜNCEL
Pazartesi, 20 Şubat 2006 (20 yıl 8 ay önce)

TİKB'nin 27. kuruluş yıldönümü, İstanbul'da kapalı bir mekanda, devrimci coşkunun hakim olduğu bir etkinlikle kutlandı. Devrimci mücadelenin sürekliliği içinde zorlu merhalelerden geçmiş eski ve yeni kuşak komünist kadroların konuşmalar yaptığı etkinliğin bir katılımcısının izlenimlerini yayınlıyoruz:


Yapı taşlarının denetleyen gözleri altında gerçekleşen etkinlikte iç içe geçmiş ve akıcı kurgusu ile bir bütünü oluşturan konuşmalar, şiirler, sinevizyon gösterimleri, tiyatrolar, marşlar, şiir dramaları, müzikler.. hepsi aynı şeyi anlatıyordu: Kan ve can bedeli yaratılan yapımız, geleneklerimiz ve ortak düşümüz..

Saygı duruşunun ardından yapılan konuşmada, ilklerin, teoride ve pratikte ön açıcılığın adresi olan yapımızın, kökleri 68'lere dayanan 27 yıllık geçmişin de ortaya koyduğu komünizmin ihtilalci pratiği, faşist 12 Eylül cuntasına ilk kurşun olan Osman Yaşar Yoldaşcan ve partinin oğlu Tahsin Yılmaz yoldaşların militan mücadele deneyimleri, davaya bağlılıkları ve geleceği kazanma iradeleri ile özetlendi.

Konuşmada kolektifimizi karakterize eden 2 önemli özellik şöyle ortaya konuldu:

“Birincisi, ÖNDER DEVRİMCİ KOMÜNİST kadro çekirdeğimizdir. İşte bizi karakterize eden ve bundan sonra da edecek en önemli özelliklerden ilki.

- Bu topraklarda yetişen ihtilalci kadrolar yapısı ve özellikleriyle her zaman kavganın en önünde oldu, olduk, OLACAĞIZ!
- Bu komünist kadro çekirdeği örgütü örgüt yapan yapı taşları oldular, olduk, OLACAĞIZ!
- Bu komünist kadro çekirdeği ölmesini de bildi, öldürmesini de. Hesap sormasını bildi, hiçbir şeyi devrim ve sosyalizm davasının üzerinde görmedi, görmedik, GÖRMEYECEĞİZ!
- Teorik gelişmenin olmadığı yerde doğru bir pratiğin olmayacağını bildi bu çekirdek. Bu çekirdek devrimin ve ihtilalci öğretinin gerek Türkiye'de ve gerekse de dünya ölçeğinde taşıyıcısı olduğunu bildi, bildik ve bundan sonra da BİLECEĞİZ!
- Ama bu çekirdek mütevazi olmasını da biliyordu, bildi, BİLECEĞİZ!

İkincisi de biz her dönem, sınıf mücadelesinin zorlu yokuşlarında, doğru politik taktik bütünlüğü ve buna denk militan bir pratiği örgütleyen bir örgütüz. Her dönem doğru politik-pratik persepektiflerle çıktık ortaya. Yolunu şaşırmamış olmanın, ne istediğini bilmenin sırrı, Partiyi ve devrimi birlikte örgütleme şiarının güçlülüğüdür.”

Konuşmada “İlkeli eleştiri – özeleştiri partili yaşamın dinamosudur” diyen yapımızın bu yönüne de vurgu yapıldı:
“Ama dostlar, ama yoldaşlar, hata yapmadık mı biz hiç? Yaptık! Biz komünist bir örgütüz, biz işçi sınıfı ve emekçilere sorumluluğunu bilen bir örgütüz, bunun değerlerini yaratan bir örgütüz. Hatalarımızın – yetmezliklerimizin üzerini hiç bir zaman örtmedik, böyle bir pratik sahibi olmadık, bunların teorisini yapmadık. Bundan sonra da böyle olacaktır hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Ama, bu örgütün tarihine bakın, özeleştirisini her zaman pratiğiyle vermiş bir örgütle karşılaşırsınız. Bugün tasfiyeci süreçlerden çıkmaya doğru önemli adımlar atarak örgütünü yepyeni bir düzlemde yeniden örgütleyen, politika ve taktiklerini işçi sınıfı ve emekçilerle buluşturmaya doğru yeni araç ve yöntemler geliştiren ve sonuç alan bir örgütü göreceksiniz, yeniden filizlenmeye başlayan komünist bir kadro kuşağının yetişmesi ve yeni görevlere atılmasını, GELECEĞİN TEMSİLCİSİ BİZİZ, yeraltımızı yeni temelde kuracağız, işçi sınıfı ve emekçiler sahipsiz değil diyen, Osmanları, Fatihleri, İsmailleri aşan ve daha da aşacak olan genç kadroları, komünarları göreceksiniz.

Bugün bu örgüte bakın, tasfiyeciliğin hiç bir biçimiyle uzlaşmayan, her türlü düzen içi alışkanlığa, mücadeleyi geriye çeken her bir etmene karşı savaş açan, bunları bir devrim sorunu olarak ele alan ve öyle mücadele eden, ister içimizden gelsin isterse dışarıdan bunlarla hiç bir biçimde uzlaşmayacak olan bir örgüt göreceksiniz.”

Konuşma bundan 27 yıl önce işçi sınıfı ve emekçi halka verdiğimiz geleceğin sınıfsız-özgür toplumunu kurma sözünü, devrim ve sosyalizm mücadelesinin tasfiye edilmeye çalışıldığı bu süreçte, günün devrimci görevlerine yanıt olma iddia, bilinç ve iradesini geleneğin izinde bir kez daha yineleyerek son buldu.

Yapılan başka bir konuşmada da örgütümüzün tarihsel gelişimini belirleyenin biraz da mücadelenin koşulları olduğu ve bugünün koşullarının önümüze koyduğu en önemli şeyin örgütlenmek olduğunun vurgusu yapıldı:
“Asıl gücümüz tek tek her yoldaşın emeğinin toplamını aşan örgütlü gücümüzdür. Bu gücü içselleştirmek; mücadele içindeki her an hissedebilmek ve kitleleri değiştirip dönüştürme mücadelesini kendi dışımızda değil içimizdeki bir mücadele olarak görmektir.”

Yaklaşık iki buçuk saat süren etkinlik Enternasyonel marşının hep bir ağızdan okunmasıyla son buldu.