İstanbul'da 6 Kasım protestoları

Geleneksel 6 Kasım eylemleri İstanbul'da çok parçalıydı. Öğrencilerin hedefinde piyasalaştırma ve faşist baskılar vardı.

GENÇLİK
Perşembe, 6 Kasım 2008 (17 yıl 6 ay önce)

12 Eylül cuntasının üniversitelerin başına musallat ettiği YÖK, kuruluşun 27. yıldönümünde İstanbul'da çeşitli gençlik örgütlerinin eylemleriyle protesto edildi. Yapılan birçok eylemin adresi, Türkiye'de gençlik hareketine beşiklik eden Beyazıt Meydanı'ydı.

Bilimsel, nitelikli, eşit, parasız ve demokratik eğitime vurulan darbe prangasına karşı ilk protestonun sahibi Öğrenci Kolektifi'nin temsilinde bir mumya, robot ve imamdı.

Daha sonra üniversite öğrencileri imzalı bir pankartla, İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt Meydanı'na açılan tarihi kapısına gelen bir grup öğrenci "Sermaye Defol Üniversiteler Bizimdir", "Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek" sloganlarını attı. "YÖK'e inat üniversitene sahip çık" yazılı bir pankart açan öğrenciler, gericiliğe ve piyasalaştırmaya karşı çıkan bir açıklama yaptı.

6 Kasım
Skeçli protestonun ardından okula girmek isteyen öğrencilere kıyafetlerini çıkarmaları dayatıldı. Buna karşı öğrenciler YÖK'ün bir yansımasının da okul kapılarındaki bu baskılar olduğunu teşhir ettiler.

6 Kasım

6 Kasım

6 Kasım
Üniversite öğrencileri imzasıyla yapılan ikinci eylemde Kürtçe dövizler de taşındı.

6 Kasım



6 Kasım DPG
DPG'liler tarafından taşınan dövizlerin bir kaçında şunlar yazıyordu: "Faşist Odaklar Dağıtalacak", "Parasız Bilimsel Anadilde Eğitim", "Parasız Eğitim Parasız Sağlık", "YÖK Bilim İçin Zararlıdır", "Yaşasın Halkların Kardeşliği", "YÖK Kalkacak Polis Gidecek Üniversitler Bizimle Özgürleşecek", "Krizin Faturasını patronlar Ödeyecek".

6 Kasım
Büyükçe bir tank maketi yapan anarşistler, "Polis Güvenlik Kamera Bi Tank Bi Tank Bi Tank Eksik Burada" sloganını attılar.

6 Kasım
Öğrenci Kolektifleri

6 Kasım
6 Kasım İnisiyatifi bileşenleri içinde Yeni Demokrat Gençlik, Ekim Gençliği, DSG ve DÖB de bulunuyor. Yine İnisiyatif bileşeni olan Yurtsever Öğrenciler, Kürtçe ve Öcalan lehine sloganlar atınca poliste hareketlenme gözlendi.

6 Kasım
6 Kasım İnisiyatifi tarafından düzenlenen eyleme Genç-Sen "Eğitim Haktır Satılamaz" pankartıyla katıldı. DPG'liler de eylemde bu pankart arkasında yer aldılar.
Üniversite Öğrencileri imzasıyla yapılan başka bir eylemde ise, pankartta, "Halk İçin Bilim, Eğitim, Üniversite" yazıyordu.

Bir 6 Kasım eylemine de Eğitim-Sen'de örgütlü olan eğitim emekçileri imza attılar. Üniversite içinden "Asistan Kıyımına Son" yazılı bir pankart arkasında başlattıkları yürüyüşle meydana çıkan Eğitim-Sen'liler, "Doktoralı İşsiz Olmayacağız", "YÖK'e Hayır", "YÖK Başkanı 50/d'ye Geçirilsin" sloganlarını attılar. Yapılan açıklamada ise "mali özerklik" adı altında üniversitelerin özel sermayeye muhtaç hale getirildiği, bu durumun YÖK tarafından "merkezi yapıyı tasfiye" demogojileriyle pazarlandığı belirtildi. Bu piyasalaştırma sürecinin üniversitelerdeki eğitim emekçileri için iş güvencesizliği ve aşırı iş yükü anlamına geleceğine dikkat çeken Eğitim-Sen'liler, "Ne Türkiye üniversiteleri YÖK'ün deneme tahtasıdır; ne de bizler kaderleri üzerinde sınırsız tasarrufta bulunulabilen paryalarız" dediler. Ayrıca açıklamada binlerce 50/d'li genç araştırma görevlisinin yeni çıkarılan bir yönetmeliğin ardından işsizlikle karşı karşıya kaldığı da vurgulandı. Açıklamadan yansıyan, doktoralarını tamamlayan genç akademsiyenlerin üniversite dışında kalmasını öngören yönetmeliğin üniversitelerde yeni bir gerilim ekseni olacağıydı.

DPG: Gençliğin sözü var!


Devrimci Proleter Gençlik ise eylemini Beyazıt otobüs duraklarından yürüyüşe geçerek başlattı. "Gençlik Gelecek Gelecek Sosyalizm", Yaşasın Devrim ve Sosyalizm", Faşizme Karşı Omuz Omuza", "İnsanca Yaşam Sosyalizmde" sloganlarıyla meydana giren DPG'liler, açıklamalarını tarihi kapı önünde gerçekleştirdikten sonra tekrar sloganlarla eski Eczacılık Fakültesi'ne kadar yürüyerek eylemlerini sonlandırdılar.

Eylemlerini "YÖK Kriz Şovenizm Kapitalizm Tarihin Çöplüğüne! YAŞASIN DEVRİM VE SOSYALİZM!" yazılı bir pankart arkasında gerçekleştiren DPG'liler eylem boyunca benzer sloganların yazılı olduğu kuşlamalar yaptılar.

DPG eyleminde okunan basın açıklamasında ise hem YÖK'ün baskıcı faşist yapısı ve uygulamaları teşhir edildi, hem de 90'lı yıllardan itibaren neoliberal politikaları eğitim alanında 'hakkıyla' uygulayabilme beceresine vurgu yapıldı. Açıklamada, Devrimci Proleter Gençlik'in YÖK sorununu asla YÖK'ün kapatılması darlığına indirgemediği belirtilerek şunlar ifade edildi:
Şundan adımız kadar eminiz ki, krizlerle, aynı fabrikada, atölyede ortak sömürü kahrını çeken halkların şoven histerilerle kışkırtılmasıyla, kirli savaş politikalarının yürütülmesiyle ayakta kalabilen kapatalizm koşulları sosyalist bir yönelimle ortadan kaldırılmadan bu ve bunun gibi daha nice YÖK'ler karşımıza çıkacak, özgürlüklerimizi bugün de yaptığı gibi baltalayacak, önümüze yeni yeni çitler dikecek.
Açıklamanın devamında, dünya ölçeğinde yine bir kriz sürecinden geçildiğine, zamların emekçilerin sırtına bindirildikçe bindirildiğine, diğer yandan da devlet terörünün gemi azıya alındığına, dergi satarken gözaltına alınan Engin Çeber'in işkenceyle katledildiğine, Kürt halkına saldırıların arttığına, linç güruhlarının sırtının sıvazlandığına dikkat çeken DPG, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
Bugün YÖK'ün 27. yılını böyle bir süreçten geçerek karşılıyoruz. Her zamankinden de daha yakıcı olarak duyumsuyoruz özgürlük ve insanca yaşam hasretini. Ve her zamankinden daha belirgin olarak önümüzde tek bir seçenek görüyoruz bu çürüme silsilesine karşı: Sosyalizm.

Gençliğin gelenek edindiği mücadele içerisinden şimdi bir kez daha sesleniyoruz: YÖK'e, şovenizme, krizlere karşı mücadelemizi kavganın ateşinde büyüteceğiz. Gençliğin sözü var: YÖK'ü de sistemin tüm diğer kurumlarını da sosyalizmin ışında militan bir demokrasi mücadelesiyle süpüreceğiz. İnsanlığın önünde bembeyaz bir sayfa açmak için sınıfsız, sömürüsüz bir toplum kurma idealine sıkıca bağlanacak ve sokakları yeni bir dünya kurma arzusuyla dolduracağız!

Eylemler kesintisiz sürdü


6 Kasım 2008 Perşembe günü Beyazıt Meydanı'nın ev sahipliği yaptığı diğer eylemler büyükçe bir tank maketi eşliğinde İstanbul Ahali'ye ve Öğrenci Kolektifleri'ne aitti. Beyazıt otobüs duraklarından yürüyerek meydana gelen Kolektifler'in eyleminde İlkay Akkaya tarafından Çav Bella marşı seslendirildi.

İstanbul'da son ve en kitlesel protesto ise 18 gençlik örgütü tarafından oluşturulan 6 Kasım İnisiyatifi tarafından yapıldı. Yine Beyazıt Otobüs duraklarından başlatılan yürüyüş ile alana giren 500 kadar öğrenci, "Eşit Parasız Anadilde Eğitim", "YÖK Kalkacak Polis Gidecek Üniversiteler Bizimle Özgürleşecek", "Beyazıt Faşime Mezar Olacak", "Kürdistan Faşime Mezar Olacak", "Katil Polis Üniversitelerden Defol" sloganlarını attılar.

Ayrıca 16 Mart katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasına karşı da "16 Mart'ı Unutma Unutturma" sloganının atıldığı eylemde, İnisiyatif ve Genç-Sen adına okunan açıklamaların ardından 16 Mart katliamının gerçekleştirildiği eski Eczacılık Fakültesi'nin önüne yüründü. Burada katledilen 7 TİP'li öğrenci adına saygı duruşunda bulunuldu, Beyazıt Marşı okundu ve karanfiller bırakıldı.

Daha sonra tekrar yürüyüşe geçildi ve Eğitim Fakültesi'nin önünde eylemin sonlandırıldığı duyuruldu. Bu duyuruya rağmen öğrenci kitlesi coşkuyla slogan atmayı sürdürdü ve oldukça yavaş dağıldı.


6 Kasım


6 Kasım


6 Kasım