Çirkefleşiyorlar, çünkü acizler!

Sevda Aydın'dan sonra bir dönem DEHAP Gençlik Kolları'nda faaliyet yürüten 23 yaşındaki Ayhan Kılıç da 5 sivil giyimli polis tarafından kaçırıldı. Ajanlaşması istenen Kılıç, onursuzluğu kabul etmeyince işkenceye uğradı.

GÜNCEL
Çarşamba, 22 Şubat 2006 (20 yıl 8 ay önce)

Kaçırma, tecavüz, işkence, tehdit, şantaj, baskı... işte faşist rejim! Mücadele karşısında acizleşiyor, acizleştikçe çirkefleşiyorlar.

90'lı yılların “olağan” uygulamaları yeniden sistemleştirildi. Faşizmin en iğrenç yüzü kendini daha çok göstermeye başladı.

Sevda Aydın'dan sonra bir dönem DEHAP Gençlik Kolları'nda faaliyet yürüten 23 yaşındaki Ayhan Kılıç da 5 sivil giyimli polis tarafından kaçırıldı. Ajanlaşması istenen Kılıç, onursuzluğu kabul etmeyince copla tecavüze uğradı.

Ayhan Kılıç, bugün İHD İstanbul Şubesi'nde yapılan basın açıklaması ile kaçırılışını ve maruz bırakıldığı işkenceleri kamuoyunun gündemine taşıdı. Ayhan, götürüldüğü işkencehanede elleri ayakları bağlanmış, yüzü kapatılmış ve yerde baygın bir halde kanlar içinde yatan 20-25 yaşlarında birinin daha olduğunu da aktardı.

İstanbul'un Sarıyer İlçesi'nde oturan ve 2005 yılında DEHAP Sarıyer ilçe teşkilatının gençlik kollarında faaliyet yürüten Ayhan Kılıç, 30 Ocak Pazartesi günü saat 15:00'de, evine giderken İstinye'de kaçırıldı.

Kılıç yolda yürürken içinde 5 kişi bulunan, kırmızı renkte ve plakasında 01 rakamlarının olduğunu hatırladığı bir araç kendisine yanaştı. Araçtan, Ayhan'a bir adres soruldu. Adresi tarif etmek için araca yaklaştığında, nasıl yapıldığını hatırlayamadığı bir şekilde bayıltıldı. Sevda Aydın da Aksaray'dan kaçırıldığı araca sokulduğunda, polislerin kendi aralarında “Verin şunu, verin şunu” dediğini ve daha sonra da bayıldığını aktarmıştı.

Ayhan ayıldığında kendini bir bodrumda buldu. Yüzlerini kapatmış olan işkenceciler ise tepesindeydi. İşkencehanede bir adam daha vardı. 20-25 yaşlarında, kanlar içinde, baygın yatan bir adam.

Ayhan ayılır ayılmaz sorgu da başladı:
- Sarıyer DTP ilçe örgütü ile ilgili bilgi ver, kimler geliyor;
- Aidatlar nereden toplanıyor;
- Yeni ilçe başkanı kim olacak, eskisi kim;
- Gerillaya kimler katılıyor;
- Canlı kalkanlarla ilgili bilgiler, emirleri kimlerden alıyorlar, Öcalan'ın ilgisi var mı?

Bu arada ailesinin uzaktan çekilmiş bir resmi gösterilerek de sürekli tehdit edildi.

Daha sonra Ayhan Kılıç'a DTP ilçe örgütüne bomba atmasını söylediler. Ayhan bunu yapamayacağını, zaten bombayla işinin olmayacağını söyleyince de her şeyi kendilerinin ayarlayacağını, onun sadece belirlenen saatte gelip bombayı atacağını söylediler, fakat başarılı olamadılar.

Ayhan'ı kontrgerilla içine çekmekte başarılı olamayınca bu defa gençlik kolları içine girmesini ve kendilerine bilgi aktarmasını istediler. Bunu yapmak dışında, başka türlü kendilerinden kurtulma şansı olmadığını, yoksa ailesi ile birlikte kendisini yok edecekleri tehditlerini savurdular.

Ayhan Kılıç onursuzluğu kabul etmeyince geçen sene DEHAP gençliğinde çalıştığını bildiklerini söyleyip, tehditlere devam ettiler. Ve copla tecavüz ettiler.

Tecavüz işkencesinden sonra gelen bir telefona bakan polis sadece “evet veya hayır” diye karşı tarafa cevap verdi. Telefondan sonra Ayhan'ı yine anlayamadığı bir şekilde bayıltarak gece saat 22:00 sularında Derbent'te bıraktılar. Ayhan kendine geldiğinde Derbent orman yoluna yakın bir yerdeydi, yola çıktı ve bir taksi tutarak evine gitti.

Ayhan Kılıç bu iğrenç saldırı öncesinde özel numaralı telefonlarla aranarak tehdit ediliyor ve “vatan haini” denilerek küfürlere maruz kalıyordu. Kaçırılma ve tecavüz işkencesinden sonra da Ayhan'ı yine özel numaradan aradılar ve Taksim Meydanı'ndaki otobüs duraklarına gelmesini söylediler. Ayhan, İstanbul'da olmadığını söyleyince, İstanbul'da olduğunu bildiklerini ve kendilerine bilgi aktarmaya başlamasını söylediler.

Ayhan Kılıç olaydan 4 gün sonra İHD'ye ve daha sonra da savcılığa gitti. Fakat savcılıkta da hakarete maruz kaldı. Savcı Ayhan'a bağırarak, önce niye buraya gelmeyip İHD'ye gittiğini, İHD'nin kendisine bir yararı olmayacağını söyledi ve ”ne amaçla buraya geldiğini” sorup üzerinde baskı oluşturmaya çalıştı.

İHD ise bu gündemle ilgili kendilerine son zamanlarda oldukça fazla sayıda başvuru yapıldığını, bireylerin alınıp gözleri kapatılarak ıssız yerlere götürüldüğünü, orada sorgulandıklarını ya da ajanlık teklifi yapıldığını, olumsuz bir cevap karşısında da baskı ve işkenceye geçildiğini aktardı. Ayrıca bu kişilerin sordukları sorular, kendi aralarındaki konuşmalar ve telsiz seslerinden polis olduklarının belli olduğunu belirtti.