Yeni öğrenci gazetesi Pusula'dan kapatma davasına karşı yol haritası:
Pusula, Sayı:1, 17 Kasım 2008
Aşağıdaki metin Genç-Sen’in 8 Kasım’da gerçekleştirdiği I. Olağan Genel Kurul’da, devrimci sendikal anlayışa sahip Genç-Sen’lilerin Genel Kurul’a sunduğu, sendikamıza açılan kapatma davasına ilişkin önergesidir. Genel Kurul’da zamanın yetersiz olduğu iddia edilerek geriye kalan önergelerin Temsilciler Meclisi’ne bırakılması oylanarak karara bağlanmıştı; ancak kapatma davası sürecinde sendikanın ve özelinde merkezi yürütme organının atıl kaldığı ve bu süreci yönlendiremediği düşünülecek olursa bu önergenin sendikanın en yüksek karar alma organı olan Genel Kurul’da tatışılmadan geçilmesi, MYK’nın ve onu oluşturan anlayışın sendikaya bakışını bir kez daha ortaya koydu.
Hepimizin bildiği gibi kapitalist sistemin mahkemeleri tarafından geçtiğimiz dönem içerisinde sendikamıza kapatma davası açılmıştır ve dava süreci devam etmektedir. Faşizm yıllardır kendisinden olmayanlara karşı azgın saldırılarını sürdürmüş ve bu saldırılarıyla beraber sermayenin korku imparatorluğunun devamlılığını garanti altına almaya çalışmıştır. Birleşik, kitlesel, militan, hak alıcı bir gençlik hareketi/gençlik örgütü yaratma iddiasıyla yoluna çıkmış sendikamız Genç-Sen de sermayeyi rahatsız etmiş ve üyelerini tutuklatarak/gözaltına alarak, bildirilerini toplatarak ve "öğrenciler sendika kuramaz" gibi uyduruk bir gerekçeyle sendikamıza kapatma davası açmıştır. Tarih sayfalarına bakıldığında faşizmin bu saldırılarını sendikalaşma mücadelesi veren işçi sınıfına, emekçi memur hareketine karşı da azgınca gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam ettiğini görürüz. Ancak işçi sınıfı da, emekçi memurlar da bu saldırılara karşı mücadele örgütlerine/sendikalarına sahip çıkmış ve saldırıları sokağın diliyle konuşarak alanlarda verdiği fiili, meşru mücadeleleriyle geri püskürtmüştür.
Saldırıyı nasıl püskürteceğiz?
Öncelikle Genç-Sen’i öğrenci gençliğin gündemi haline getirmenin, Genç-Sen’in etki alanını genişletmenin yollarını aramalı ve sendikamıza açılan kapatma davasına karşı bugüne kadar neler yaptığımızı ve neler yapamadığımızı masaya yatırmalıyız. İlk yapılan Temsilciler Meclisi toplantısında MYK tarafından gündem önerileri arasında sunulan "Sendikamı İstiyorum" başlıklı kampanyanın kapatma davası açılırsa yürütülmesi gerekliliği konuşulurken dava açıldıktan sonra bu süreç işletilememiştir. Toplamda kapatmaya karşı "örgütlenme hakkı" için mücadele eden bir faaliyet düzlemine geçilememiş ve duruşma süreçlerinde İstanbul’da yapılan basın açıklamalarına daralmıştır.
Asıl üzerinde durmamız gereken en önemli noktaysa kapatma davasına karşı sendikanın bütününde bir hareketliliğin yakalanamaması ve fiili meşru mücadele zemininde alanlara çıkmaktan uzak, hukuksal mücadeleye daralan bir karşı koyuşun işletilmesidir.
Hiçbir zaman geç kalınmış değildir. Kapatma davası sürmekte hatta sistemin farklı boyutlardaki yeni saldırılarının gelebileceği şimdiden düşünülmektedir. Bundan sonraki süreçte kapatma davası özelinde karşımıza çıkabilecek saldırılara karşı sendikanın bütününde ortak bir mücadele havası yaratmalı ve üniversitelerimizden, liselerimizden sokaklara dökülerek onlara cevabı öğrenci gençliğin militan diliyle alanlardan vermeli, boykotlar örgütlemeli, işgalleri gündemimize getirmeliyiz. Benzer saldırılara maruz kalan işçi ve emekçi memur sendikalarının saldırıları nasıl püskürttüğüne bakmalı, 96 yılında sendikalarına açılan kapatma davasına karşı Kızılay’ı işgal eden eğitim emekçilerinin mücadelesinden ve o mücadelenin kazanımlarından örnekler çıkarmalıyız.
Somutlamak gerekirse;
- Üniversitelerde ve liselerde yürütülecek olan kampanya ve taleplerinin "Örgütlenme hakkımı istiyorum", "Sendikamı istiyorum", "Genç-Sen kapatılamaz" sloganlarıyla birleştirilip faaliyetin ortak zeminde yürütülmesi.
- Kapatma davasına karşı yürütülecek faaliyetin pratik ayaklarının oluşturulmasında şubelerde farklı farklı ve yaratıcı biçimler uygulanması.
- Davanın duruşmasının olduğu tarihlerde sadece İstanbul’da yapılan basın açıklamalarından çıkılıp her bir şubenin de eylemli süreç örgütlemesi.
- Genç-Sen’in kapatılmasına karşı olan tüm kurumlarla görüşülüp, kapatma davasına karşı birleşik bir mücadele örgütleme çağrısı yapılması.
- Yıl içerisinde, yanımızda duran tüm kurumlarla "Genç-Sen kapatılamaz" temalı merkezi bir miting örgütlenmesi.
Kamuoyunun gündemine oturabilecek (kendini zincirleme eylemleri, işgaller, basının bulunduğu yerlerde ajitasyonlar vb) eylemlilik biçimleri düşünülmesi ve örgütlenmesi.
- Örgütlü olduğumuz tüm okullarda merkezi zamanlaması yapılacak "sendikamı istiyorum" temalı dilekçeler toplanması ve toplanan dilekçelerin tüm alanlar için ortak bir tarihte eylemler yaparak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilmesi.