DPG, son polis cinayetinin yaşandığı Şişli'de faşist devlet terörünü protesto etti.
"Polis kurşunuyla ölmek istemiyoruz" adlı bir kampanya yürüten Devrimci Proleter Gençlik, 23 Aralık Salı günü saat 17.00'de Şişli meydanında bir basın açıklaması gerçekleştirdi. "Bu caddede polisin akıttığı kan var!" yazılı bir pankart açan DPG'liler, önceki gece açıklamayı yaptıkları caddede gerçekleşen polis cinayetini protesto etti. 21 Aralık gecesi gerçekleşen olayda, Halaskargazi Caddesi üzerindeki bir bar önünde tartışan gruba "güvenlik gerekçesiyle" müdahale eden polis, iki Iraklı turisti vurmuş ve hastaneye kaldırılan yaralılardan Muhsin Kasapoli aşırı kan kaybından hayatını kaybetmişti.
Gerçekleştirdikleri basın açıklamasında, "Muhsin Kasapoli için ne emperyalizmin gölgesi altındaki ülkesi Irak, ne de bu topraklar ona güzel bir yaşam sunamadı. Onun kaderi de faşizm tarafından katledilen bu ülkenin biricik insanlarıyla bütünleşti" diyen DPG'liler, polisin 'vurma' yetkilerini sınırsızca genişleten Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden itibaren polis kurşunlarıyla can verenlerin sayısının 50'yi aştığına dikkat çektiler.
Çağdaş Gemik, Ahmet Özel, Baran Tursun ve işkencede kafası duvarlara vurularak katledilen Engin Çeber hala hafızalarda taze iken, katledilen insanlara her gün bir yenisinin eklendiğinin belirtildiği açıklamada, polis cinayetlerine "dur" demek için daha kaç insan ölecek diye soruldu. "Bizde hal böyleyken Ege'nin karşı kıyısı yanıyor" denilen açıklamada, hem Yunan emekçilerin devlet terörüne karşı geliştirdikleri direniş bir kez daha selamlandı, hem de bu direniş ruhunun kuşanılması çağrısı yapıldı:
Bir insanı daha polis terörüne kurban vermemek için, sokaklarımızın, hayatlarımızın kimlik sorgularıyla, itilip kakılmalarla zindana dönmesine hayır demek için, devlet terörünü yasalaştıran yeni polis yasasının iptali için, katil polisten hesap sormak için sokaklardayız. Bu sokaklarda bugün polisin döktüğü kan var, yarınsa bizlerin özgürlük türküleri olacak. O günleri yaratıncaya kadar buradayız, sokaklardayız!
Basın açıklamasının okunmasının ardından gerçekleştirilen kısa bir skeç ise yoğun ilgi çekti. Okul çıkış saatine denk gelen skeç, öğrenciler ve caddeden geçen emekçiler tarafından ilgiyle izlendi. Polisin, sorgusuz sualsiz kimlik kontrolü terörünün işlendiği skeç başlamadan, oyunculardan birinin rol icabı Hakkarili olduğu açıklandığı esnada bir izleyici "Ben Hakkarili'yim" diyerek skece dahil oldu. Doğum yerinin Hakkari olmasının polis terörüne uğramak için yeterli bir gerekçe oluşturduğunun teşhir edildiği skeç, alkışlarla sona erdi.