Gazze yanıyor hala!..

Bir yılı geride bırakmaya ramak kala, Gazze yanıyor hala! Yakılıp, yıkılıyor...

DÜNYA
Pazartesi, 29 Aralık 2008 (17 yıl 9 ay önce)

Bir yılı geride bırakmaya ramak kala, Gazze yanıyor hala! Yakılıp, yıkılıyor. Modern uçakların bıraktığı bombalardan geriye ne kalıyor dersiniz? Açık hava hapishanesine tıkılmış, mekanları başlarına yıkılan bu insan çığlıklarından yansıyan, empeyalist kapitalizmin sureti değilse nedir?

İçerisinde 1,5 milyon insanın yaşadığı bir hapishane düşünün. Gıda, ilaç gibi en temel gereksinimlerini karşılamaktan dahi yoksun bırakılmış Gazzelileri düşünün. Etraflarına duvar örülmüş, çevresiyle, dış dünya ile ilişkileri fiziki olarak kesilmiş, engellenmiş bu insanları düşünün. Burada doğmuş, büyümüş çocukları, taş generalleri düşünün!.. Bu ablukayı, ambargoyu kısmen ve ancak kazdıkları tüneller aracılığıyla yarabilen Gazzeliler!..

Ey Gazze'nin çocukları
Bizi affetmeyin!
Affedilmek yakışmıyor bize.
Ey Gazze'nin çocukları!
Beni yoğurup
bir fırına atın,
size ekmek olayım.
Ben şahitlik ederim ki,
Ve de tarih;
Bugün
Sizi bombalıyorlar.
Ateş altında
Yaşıyorsunuz.
İhanet, düşmanlık ve Siyonizm
aletleriyle karşı karşıyasınız.
Ey Gazze'nin çocukları!
Bizi kendiniz için ekmek yapınız,
Dünyayı bize anlatınız, öğretiniz.
Dininiz zafer ve gurur olsun.

Sloganınız,
Kalemler ve defterlerdir,
Buna inanın.
Bizim üzerimize yazın!
Ekmeğinizin üzerine yazın!
Direniş...
Siz geliyorsunuz...
Ey Gazze'nin çocukları!
Bizi affetmeyin!
Affedilmek yakışmıyor bize.
Çünkü önünüzdeyiz
Ve de mağlup olarak.
Ey Gazze'nin çocukları.


Filistinli Şair:
Dr. Nebil Tame
Çeviren:
Abdullah Aydoğan Kalabalık

Şimdi yaşamlarını, Gazze'yi ortadan kaldırmaya soyunmuş İsrail'i düşünün. ABD emperyalizminin ileri karakolu İsrail... Sergiledikleri vahşet ile ektikleri kin ve nefretten başka ne var dersiniz?

İşbirlikçiliğe papuç bırakma


Bu politikalara ortak olan işbirlikçi bölge devletlerine, mesela emperyalist güç ilişkilerinde ve bölge politikalarında Türkiye ile aynı konumda olan Mısır'a bakın. Refah sınırında yaşananları düşünün. Çaresizlik içinde sınırda açtıkları tünellerin bombalanmasıyla duvarları yıkarak "soluk almaya" çalışan Gazzelilerin üzerine Mısır polisinin açtığı ateşi düşünün! Bu tablo içerisinde Başbakan Erdoğan'ın döktüğü sahte gözyaşlarına kimsenin papuç bırakmasına izin vermeyin!..

Bugün Gazze'ye karşı açılan savaşın 3. günü; süren bombardımanda belirlenebilen ölü sayısının 310, yaralıların ise bin 400'ü bulduğu açıklanıyor. Elektrik yok, yeterli sağlık donanımı yok, ilaç yok, doktor yok... yaralılar el yordamıyla hayata döndürülmeye çalışılıyor. Yazık sana her yanından kuşatılmış, kolları bağlanmış Gazze!..

Tanklarla kuşatma altına alınan Gazze'ye dönük operasyonlar hızından bir şey kaybetmiş değil. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, parlamento özel oturumdaki konuşmasında sonuna kadar savaşacaklarını ulumaktan geri durmuyor.

Tepkileri büyütme zamanı


Yeni bir yıla yine kan ve barut içerisinde giriyoruz. Bu vahşeti, devletlerden çok halkların, işçi ve emekçilerin yığınsallaşacak tepkisi geriletebilir ancak. Dünyanın birçok yerinde ilk tepki ve eylemler -vahşetin düzeyi düşünülecek olursa-, oldukça cılızdı. Fakat bütün cılızlığına rağmen bunlar, birbirini tetikleyip büyütecek öncü sarsıntılardır. Emperyalist barbarlığın, tüm dünyayı krizin yarattığı sonuçlarla birleşik olarak Gazze'ye çevirmeye çalıştığı yerde, sarsıntıları büyütme, Yunanistan emekçilerinin diliyle konuşma zamanı!..