İsrail'in ABD onayıyla Gazze'de sergilediği vahşet, önümüzdeki dönem Ortadoğu politikalarının işaret fişeğidir.
Bugün, Gazze'de sergilenen vahşetin 4. günü. Siyonist İsrail'in yürüttüğü kirli savaş Gazze'yi kan gölüne çevirdi. Filistinliler için burada yaşam cehenneme döndürüldü. Kadın, çocuk, genç, yaşlı belirlenebilen ölü sayısı 375'i, yaralı sayısı ise bin 500'u buldu. Unun, elektriğin, tıbbi malzemenin olmadığı bu açık hava hapishanesinde, ameliyatların bile anestezi yapılmadan gerçekleştirildiği yer Gazze! İsrail vahşetinin yarattığı trajedi had safhada. Tarihinin en acı günlerini yaşıyor Filistin...
Bu acının üzerine basarak şov yapıyor Erdoğan. İsrail'e "en sert tepkiyi gösterdi" diye alkışlanıyor burjuva medya tarafından. 'Tutmayın beni' edasında Ortadoğu turuna çıkıyor. Heyhat bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Kendisi sanki, meclisin bile onayına sunulmadan İsrail ile yapılan gizli askeri anlaşmalara sahip bir devletin Başbakanı değil. Sanki Gazze'yi yerlebir eden bombardıman uçaklarının pilotları bu uçus eğitim ve talimlerini Konya Ovası'nda yapmıyorlarmış gibi...
İşbirlikçi faşist rejimin sözcüsü Erdoğan, bu saldırı ile "arabulucu" bir ülke olarak "Türkiye'ye saygısızlık yapıldığı"nı dillendiriyordu. Çünkü ABD ile birlikte İsrail, bölgedeki konumunu Türkiye'nin çıkarlarını gözeterek değil, asıl emperyalist hegemonya saldırganlığı ekseninde işletiyor. Şimdi Erdoğan Ortadoğu turunda, paspas edilen "konumu"nu onarmaya girişmenin yanında asıl, Mısır ile birlikte burunlarına takılı halkanın çektiği yönde ilerlemeyi esas aldığını ispatlamaya çalışmanın ötesine geçemeyecek.