Perşembe, 2 Mart 2006 (20 yıl 7 ay önce)
Çin ve Hindistan’ın gelişen yüksek teknoloji bilgisi ile ABD’nin teknoloji araştırmalarına karşı atak kararı alan AB, ABD’deki ünlü MIT’nin (Massachusetts Instiute of Technology) Avrupa versiyonunu kurmaya hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, "Akademik araştırmanın ekonomiyi düzelteceği" düşüncesiyle hazırlanan Avrupa Teknoloji Enstitüsü (EIT) projesini Komisyona sundu.
Barroso, enstitünün Avrupa çapında en iyi profesörleri ve öğrencileri bir araya getireceğini ve AB’nin teknolojik atılımda ”amiral gemisi” olacağını dile getirdi. Bunun ise ekonomik kalkınmaya yardımcı olacağını iddia ederken, kurumun üniversite-endüstri ilişkisine dayalı çalışacağını söyledi. Komisyon’un ilgili raporunda “Bilgi alanında Çin ve Hindistan yükseliyor. Çin her yıl tek başına AB’den fazla matematik, fen ve teknoloji mezunu veriyor” denildi. Raporda, 25 AB ülkesinin 1901-1950 arasında Nobel ödüllerinin yüzde 73'ünü aldığı ancak oranın 1995-2004 arasında yüzde 19'a düştüğüne de değinildi.
Yer İçin Farklı Öneriler
Sıfırdan böyle bir kurum oluşturmanın
”para israfı” olacağını düşünen bazı akademisyenler ise Avrupa Araştırma Komisyonu’na sağlanacak ek ödenekle sorunun çözüleceğini savunuyor. Komisyon raporuna göre, Avrupa Teknoloji Estitüsünün kurulmasının başlangıç maliyeti
2 milyar Euro. Ayrıca, Barroso enstitünün nerede kurulacağına dair bir teklifte bulunmasa da, tartışma şimdiden başladı. Fransa Başbakanı Dominique de Villepin
Paris yakınlarını, bazı Avrupa Parlamentosu vekilleri ise Parlamento’nun bulunduğu
Strasbourg’u öneriyor. Britanya ise Cambridge gibi üniversitelerin prestijinin düşmesinden korktuğundan EIT’nin sanal ve “esnek” olmasını istiyerek bu konuya soğuk baktığını da göstermiş oldu.
‘’Var olanı geliştirmek…’’
Projenin yarattığı heyecanı kuşkuyla karşılayan bazı bilim çevreleri ise, böylesine dev bir kurumun başka bilimsel projelerin finansal kaynaklarından çalacağını vurguluyor. Bu düşünce doğrultusunda, Avrupa Komisyonu eski üyelerinden, şimdi
Oxford Üniversitesi rektörü olan Chris Patten ve
Cambridge Ünivesitesi Rektör Yardımcısı Ian Leslie, yeni bir kurum kurmak yerine fonların mevcut üniversitelere aktarılması gerektiğini savunuyor.
Fakat buna karşın yeni bir pazar kokusu alan
Microsoft, Nokia ve
Pirelli gibi tekeller ise projeyi yakından takip ediyorlar.
Kapitalizmin kendi arasındaki rekabeti sınır tanımıyor. Silahlanma, özelleştirme, sosyal hak gasplarındaki pervasızlık, bilim alanında su yüzüne çıktı. Bu ise üniversitelerin gerçek bilimsel araştırmalar alanından pazarın gereksinimlerini esas alan birer ticari merkezler haline getirme yöneliminin ilk ayağını oluşturuyor.
“Ekonomik nedenler” gibi herkesin kabul edebileceği ortak payda esasından yola çıkarak, gerçek rekabet alanını kamufle ediyorlar. Oysa Microsoft ve benzeri tekellerin iştahını kabartan, bu gibi projelerin arkasında yatan neden, toplumun gelişimine hizmet etmekten ziyade, kapitalizmin ihtiyaç duyduğu güç yoğunlaştırma, merkezileştirme ve rekabet gücünü artırmak yatmaktadır.
*Bu yazı Avrupa'da yayınlanan Yaşanacak Dünya gazetesinin 23. sayısından alınmıştır.