Yeni Hayat'a merhaba dedik!

Dernek girişimcileri olarak 19 Nisan günü Emine Aslan'ın da katılımıyla kadınlarla bir kahvaltı yaptık.

KADIN
Pazartesi, 20 Nisan 2009 (17 yıl 6 ay önce)

Yeni Hayat dernek girişimcileri olarak, 19 Nisan Pazar günü 10:30'da çalışan ve ev kadınlarının eve en çok bağlı kaldıkları günlerden biri olan Pazar gününü kendimize ayırarak kadınlarla kahvaltı etkinliği yaptık. DESA direnişinde 290'ıncı günü geride bırakan Emine Arslan'ın da aramızda olduğu, çalışan ev kadını ve öğrencilerin, kısacası farklı kesimlerde yaşayan kadınlar olarak bir araya geldik. Sorunlarımızı ortaklaştırarak ve paylaşarak çözümler üretmek adına Yeni Hayat'a merhaba dedik.

Aslında kadının eve mahkum olduğu gün sadece Pazar günü değil, yaşamının dar bir çember içerisinde kaldığı ev-iş, iş-ev ve feodal bağlarla oluşan çevre çeper ilişkilerinin çok dışına çıkamadığı yapılan sohbetlerde kendini su yüzüne çıkardı. Örnek olarak; DESA direnişinde kadının ve mücadelenin simgesi haline gelmiş Emine Arslan’la iki sokak ötesinde oturan genç bir kadın arkadaşın birbirinden habersiz aynı havayı soluması ve aynı yolu yürümesine rağmen sistemin bize dayattığı yabancılaşmanın ve duyarsızlığın bir göstergesi olarak birbirini bilmemesi. İşte bu noktada bu Pazar sabahı bir araya geliş ihtiyacımız, nedenlerini bir bir ortaya koydu ve yan yana gelip sosyalleşerek, sorunlarımızı ortaklaştırarak çözüm üretme zorunluluğunu yarattı. Bu ihtiyaçlar temelinde sözü alan çalışan genç kadın arkadaşımız, bizlerle tanışmadan önceki yaşamına dair şunları anlattı:

25 yıldır yaşadığım ve çok sevdiğim mahallemin bir hücresi haline gelen 60 dairelik bir sitenin, yaşamımı çevreleyen tel örgülerden ibaret olduğunu düşünüyorum. 25 yıldır yaşadığım mahallemde, toplumsal konularda duyarlı, sorumluluk alabilecek bireylerin olduğuna inanmıyorum ama bugün bir araya gelerek, kadınıyla erkeğiyle neler başarabileceğimizi çok daha iyi anlıyorum. Ve kendim de bu çalışmaların bir parçası olmak istiyorum.

atv eylemi

Sonrasında DESA direnişçisi Emine Arslan direnişinin başlangıcından bugüne kadar bizlerin de destek verdiğimiz mücadelenin kendisine, yaşamına neler kattığını anlatarak, direnişini işçi sınıfı ve emekçi kesime kadar ulaştırabildiği, sesini duyurabildiğini anlattı. Bizler de gidebileceği her yerde kadınıyla erkeğiyle yan yana, omuz omuza vererek 290 güne nasıl gelindiğini, bizleri bir arada tutacak olan değerlerimizin ancak hep birlikte mücadele ederek kazanabileceğimizi dile getirdik.

Tüm bunları konuşurken 40 yıldır metropolde yaşayan, bundan 20 yıl önce eşiyle beraber katıldığı bir toplantıda Güneydoğu illerinde köy koruculuğu dayatmasına karşı gelen ve köylerin, hayvanıyla beraber ahırların, eşyalarıyla beraber evlerin yakıldığını ve bütün bunların sonucunda İstanbul Ayazma semtine gelenlerin yaşadıkları sıkıntılara nasıl Emine Arslan inanamadıysa, aynı duyguları 290 gündür iki sokak ötesinde oturanların da inanamadığını dile getirmeleriyle ortaya çıkan bir başka sonuç: birlikte olmanın, mücadele etmenin keskin bir dille yakıcılığı, yaşam alanlarımızda kadınıyla erkeğiyle nasıl birlikte olmamız gerektiğiydi.

Bunlar dışında kısaca konuştuğumuz konular kriz, seçim süreci ve sonrası, 8 Mart ve nasıl doğduğu, Bursa'da yanarak can veren kadın işçiler ve çalışan on binlerce kadın işçinin ortak sorunu olan, çocuklarını güvenle bırakabilecekleri yerlerin olmaması yani kreş sorunu...

Kadınların evlerinden çıkıp iki ev ötesine, hatta iki sokak ötesine bile gidemediği, sadece düğün, cenaze ve hastane işleri için sokağa adım atar hale geldiği, aslında kendisinin de farkında olmadan hücre tipi ev hapisliğine sürüklenen bir yaşamın tam ortasında kaldığı ve yaşamı çevreleyen bu zincirin halkalarını kırarak toplumsal duyarlılıkla insani değerleri birleştirmesi gerektiği konuşuldu. Bu halkaların birleştirilmesi için de bilinçlenilmesi gerektiğini, bilinçlenirken de sosyalleşmenin olmazsa olmaz olduğunu, bu yüzden erkeğiyle kadınıyla sokağa çıkmanın gerekliliğini konuştuk. İşte bu yüzden de bir araya gelişlerimizi sıklaştırarak yeni ev ziyaretleri, çay sohbetleri vb. etkinliklik kararlarımızla ilk adımlarımızı da atmış olduk.

Bizler Yeni Hayat dernek girişimcileri olarak, kadını ev hapisliğine iten ve zamanını çalan burjuvazi medyasının nasıl aldatmacalarla dolu olduğunun bir göstergesi olan ATV-Sabah'taki sendika düşmanlığına karşı başlatılan grevi de konuştuk; grevi desteklemek için de 14:00'te yapılan basın açıklamasına kadınlarla toplu halde katıldık.