Pazar, 3 Mayıs 2009 (17 yıl 5 ay önce)
Fransa’nın başkenti Paris bu 1 Mayıs’ta Avrupa ve dünyada kitleselliği ve görselliğiyle öne çıktı. Bir taraftan krizin her geçen gün daha da derinleşen etkileri ile diğer taraftan Fransız devletinin eğitim ve sağlık alanındaki neoliberal politikalarını devreye sokma çabaları arasında sıkışan işçi ve emekçiler öfkelerini 1 Mayıs’ta sokağa taşıdılar.
Paris’te 1 Mayıs’ın kitlesel ve coşkulu geçeceği çok önceden belliydi. Zira, aylar öncesinden grev ve direnişe geçen Fransız işçi ve emekçiler, kitlesellikleri ile aylardan bu yana sokaklardan inmiyordu. Bu yüzden yıllardır geleneksel olarak 1 Mayısların kutlandığı Republigue meydanının küçük geleceği düşünülerek yürüyüş Denfert Rochereau meydanına alınmıştı.
CGT, CFDT, FO, CFTC, CFE-CGC, FSU, Solidaires ve Unsa’dan oluşan 8 sendikanın önderliğinde kurulan “sendikal platform”un organize ettiği 1 Mayıs eylemine kriz ve neoliberal politikalara karşı direniş sloganları damgasını vurdu.
Türkiyeli devrimcilerden ortak katılım
Eylemde öne çıkan diğer öğeler ise Türkiye Devrimci Hareketi’nin birlikte oluşturduğu
“Devrimci 1 Mayıs Platformu” ile Tamilliler idi. TİKB, MLKP, MKP, TKP-ML, TKİP, KKP ve Halk Cephesi’nin oluşturduğu platform tek ses cihazı, ortak pankart ve sloganlarla katıldı. Geleneksel olarak her sene her örgütün kendi ses cihazı ve arabası ile katıldığı bundan dolayı da konuşmalardan, çalınan marşlara kadar tüm seslerin birbirine karıştığı görüntünün aksine bu yıl tek ses cihazıyla katılınması hem kitlenin bir arada kalması hem de yekpare bir görünüm sağlanması açılarından olumluluk olarak yansıdı.
Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun geçtiğimiz günlerde kaldığı evi direniş mevzisine çevirerek şehit düşen Devrimci Karargah savaşçısı Orhan Yılmazkaya şahsında tüm devrim şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşu ile başlayan programı, ortak bildirinin okunması, marşların çalınması ve hep birlikte çekilen halaylarla devam etti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da alana hakim olan kızıllık Türkiye Devrimci Hareketi’nden yansıdı.
Her yıl olduğu gibi Tamilliler de kitlesellikleri ve Sri Lanka’da uygulanan devlet katliamına karşı öfkeleriyle göze çarpıyorlardı. Binlerce Tamilli tek bir ağızdan haykırdıkları sloganlarla devlet katliamını protesto etti, katliamın son bulması çağrısı yaptı.
Yürüyüşe
“Yaşasın 1 Mayıs” pankartı ve bayraklarıyla katılan TİKB kortejinden de krizin faturasını ödememe eksenli sloganlar yükseldi. Her sene olduğu gibi bu sene de açılan ve yürüyüş sonunda alanda bulunan özgürlük heykeline asılan dev boyutlardaki TİKB bayrağı ilgi çekti. TİKB kortejinden yürüyüş boyunca TİKB Yurtdışı Komitesi imzalı
“Ya Barbarlık Ya Sosyalizm” başlıklı bildiriler de dağıtıldı.
Bastille Meydanı’nda sonlandırılması düşünülen yürüyüş, aşırı kalabalıktan dolayı yürüyüşün geç başlaması nedeniyle saat 20.00 sularında Luxemburg Meydanı’nda bitirildi.
2.5 milyon emekçi alanlara çıktı
Fransa genelinde 300 ayrı noktada düzenlenen yürüyüş ve mitinglere 2.5 milyon işçi ve emekçinin katıldığı açıklandı. Paris’ten sonra Bordeaux 50 bin, Marsilya 35 bin, Lyon 15 bin, Toulouse 40 bin, Nancy 20 bin, Nantes 25 bin, Caen 20 bin, Grenoble 30 bin, Rennes 10 bin, Strasbourg 10 bin, Compiègne 5 Bin, Mulhouse, Metz ve Lille 3 bin kişilik gösterilere sahne oldular.
8 sendikanın oluşturduğu Sendikal Birlik 4 Mayıs Pazartesi günü bir araya gelerek, neoliberal saldırılara karşı yapılacak grev ve direniş konusunda mutabakat sağlamaya çalışacaklarını açıkladılar. Şimdi gözler Pazartesi günü yapılacak toplantıdan çıkacak sonuçlara çevrilmiş durumda.