Kampanya final eylemi ile bitirildi

DPG, 'Kapitalizm Kriziyle Beraber Tarihin Çöplüğüne' adlı kampanyasını merkezi Ankara eylemi ile sonlandırdı.

GENÇLİK
Cumartesi, 23 Mayıs 2009 (17 yıl 3 ay önce)

Devrimci Proleter Gençlik, 'Kapitalizm Kriziyle Beraber Tarihin Çöplüğüne' adlı kampanyasını sonlandırdı. Kampanyanın finali, merkezi Ankara eylemi ile yapıldı.

Eskişehir, Balıkesir, İstanbul Bolu, Adana, Trabzon ve Mersin'den eylem için Ankara'ya gelen DPG'liler saat 12.00'de Sakarya Caddesi'nde biraraya geldiler. Burada “Kapitalizm Kriziyle Beraber Tarihin Çöplüğüne - Devrimci Proleter Gençlik” imzalı bir pankart ve dövizler açarak sloganlarla beklemeye başlandı.

Eyleme Eğitim Emekçileri Derneği “Kapitalizm=Kriz=İşsizlik krize karşı mücadelede birleşelim” pankartı ile katıldı. EED eylem alanına sloganlarla birlikte yürüyüşle girerken, DPG'liler EED'nin katılımını “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları ile karşıladı. Sakarya Caddesi'nde yaklaşık 15 dakikalık sloganlı bekleyişin ardından Yüksel Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçildi.
kampanya final
Yürüyüş boyunca çevredeki emekçilere kampanya anlatılarak el ilanları dağıtıldı. Yüksel Caddesi'ne gelindiğinde ise çember oluşturularak sloganlarla bir süre beklendi. Bekleyiş esnasında “Krizin faturası patronlara”, “Sınıfa karşı sınıf krize karşı devrim kapitalizme karşı sosyalizm”, “İnsanca yaşam sosyalizmde” “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganları sıklıkla atıldı. Yüksel Caddesi'nde İHD'nin de aynı saatte eyleminin olmasından kaynaklı DPG basın açıklamasını İHD'nin eyleminden sonra gerçekleştirdi. İHD'nin kayıplarla ilgili her cumartesi saat 12.30'da yaptığı eylem bu hafta da DPG'lilerin de katılımı ile renkli ve coşkulu geçti. İHD yaptığı basın açıklamasından sonra da alandan ayrılmayarak DPG'nin eylemine destek verdi. Bu durum atılan “Yaşasın devrimci dayanışma” sloganı ile karşılık buldu. DPG eyleminde ilk olarak DPG'nin başlattığı “Kapitalizm Kriziyle Beraber Tarihin Çöplüğüne” adlı kampanya kapsamında yapılan eylemlerle grev-direniş ziyaretleriyle etkinliklerle tüm öğrencileri ve emekçileri kapitalizme ve krize karşı mücadeleye çağırdığı ve bugün de kampanyanın final eyleminin gerçekleştirildiği belirtildi. Ardından DPG adına hazırlanan basın metni okundu. Metin okunurken sıklıkla sloganlarla kesildi.

kampanya finalşBasın açıklamasının okunmasının ardından önce İstanbul'daki grev ve direnişlerden söz edilerek Atv-Sabah grevinin bugün 100. gününde olduğu ve bunun için İstanbul'da ses getiren bir eylem yaptıkları, MEHA işçilerinin kazanımı ve sayısı gün geçtikçe artan diğer grev direnişlerden selamların getirildiği belirtildi. İstanbul'un ardından Mersin DPG, liman direnişçilerinin selamını iletrek liman direnişinde yaşananları ve verilen mücadele sonucu elde edilen kazanımları aktardı. Yapılan konuşmada liman direnişinin TİS imzalanana dek süreceği beliertildi. Ayrıca Balıkesir'de faşist saldırıya uğrayan DPG'liler de kampanya çalışmaları boyunca karşılaştıkları baskılardan bahsettiler.Bu anlatımların ardından ise EED adına bir konuşma yapıldı. EED, krizin eğitim emekçilerini de derinden etkilediğini belirtirken krizin faturasının kendilerine kesilmesine karşı da eylemde oldukları belirterek en son Hedef dershanesinde yaşanan iş bırakma sürecini buna en iyi örnek olduğunun altı çizildi. Dersanede ikinci kez iş bırakan EED'liler DPG'nin yürütmüş olduğu kampanyanın destekçisi olduklarını belirtti.

Eylem boyunca “Krizin faturası patronlara”, “Parasız eğitim parasız sağlık”, “Diplomalı işsiz olmayacağız”, “Parasız bilimsel anadilde eğitim”, “Grevci işçiler onurumuzdur”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni”, “Dünyayı istiyoruz kırıntı değil”, “Yaşasın devrimci dayanışma”, “İşten atmalar yasaklansın”, “İnsanca yaşam sosyalizmde”, “Yaşasın ihtilalci komünizm”, “Partiyer komsomola devrime bir adım bir adım daha”, “Gençlik gelecek gelecek sosyalizm”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Biji bratiya gelan”Grev ve direnişlerden gelen selam ve destek mesajlarının ardından müzik eşliğinde halaylar çekildi ve eylem sonlandırıldı.

Kampanyanın final eyleminde okunan basın açıklamasını yayınlıyoruz.

BASINA VE KAMUOYUNA
Dünya ölçeğinde yaşanan kriz son hız kesmeksizin ilerleyişini sürdüyor. İşsizler ordusu milyonlarla ölçülürken televizyonlar intihar haberlerinden geçilmiyor. Düşkünlüğün teşhirinden düşkünlüğün pazarlamasına geçen medya tekelleri krizden para kazanmanın en rezil biçimlerini bulup çıkarıyor.

Göstere göstere gelen, son zamanların en şiddetli krizi, etkilerini sürekli orarak artırıyor. ABD’de birkaç büyük finans tekelini gümbürtüyle çökerten, peşi sıra hızla tüm dünya kapitalist ekonomisini tetikleme olarak alt üst eden kriz tabii ki bizi de ‘teğet geçmedi’. Her kriz sıkışmasında olduğu gibi bu sefer de kabak ilk olarak işçi ve emekçilerin başına patladı. Elektrik, su, doğalgaz, gıdaya ardı ardına gelen zamlarda bıçak kemiğe çoktan dayandı. İşsizlik şimdiden son 20 yılın en yüksek oranına ulaşarak rekor kırdı. Yerel seçim rüşvetlerinin yerini de yıkım saldırıları alınca sistemin maskesi de bir kez daha düşmüş oldu.

Kriz demek biz işçi-emekçi çocukları olan gençler için daha fazla açlık, sefalet, daha fazla hastalanıp daha az tedavi olmak, daha fazla çalışıp daha az ücret almak, borçlanmak, diplomayı alıp da iş bulamamak, ya da okulu bırakmak zorunda kaldığı için o diplomayı bile alamamak demek. Kriz demek, zaten güç bela sürdürebildiğimiz hayatımızın iyice zindana dönmesi; karşılanamayan ihtiyaçlarımızın çığ olması demek. Kriz bize kapitalizmin en billurlaşmış halini gösterir. Çıkarların farklılığı gözler önüne serilir, saflar netleşir.

Bize yalan söylüyorlar, hiçbir şey yolunda değil. Krizle beraber okulunu yarıda bırakanlar, dağ gibi olan borçları altında bunalıma girip intiharı düşünenler, işsiz kaldığını belli etmemek için bütün gününü sokaklarda dolaşarak geçirenler, cinnet geçirip birbirini doğrayanlar var bu topraklarda. Tabii bir de bu krizden sermayesini iyice semirterek çıkmaya çalışanlar. Onlar "herşey yolunda" masalları anlatadursun; gerçekte, hiçbir şey yolunda değil! Bir yanda çürüyüp kokuşan, çürüdükçe daha da saldırganlaşan sömürücü sınıf yani burjuvazi; diğer yanda irili ufaklı ama kararlı adımlarla kendi yolunu aça aça gelen tarihin en devrimci sınıfı yani proletarya. Bu karşıtlığın yaşamın orta yerine belirgin bir biçimde oturduğu yerde artık bu lanetli sistem için de hiçbir şey yolunda değil!

Krizlerin faturaları hep emekçilere ödetilir önüne geçilmezse. Bu 2000'de de böyle oldu öncesinde de. Bu defaki kriz çok büyük. Faturası da öyle! Bu kez biz ödemeyeceğiz! Bu krizi kim yarattıysa ona ödeteceğiz. Krizle berraklaşan bu tabloda tek seçeneğimizi daha net görüyoruz: Bu lanet sistemin artık sonu gelmeli! Krizin tek çaresi devrim, hepimizi yokoluşa sürükleyen kapitalizmin tek karşıtı sosyalizm. Öyleyse şimdi isyan etme ve kapitalizmi tarihin çöplüğüne gönderme zamanıdır.

Kriz, yoksullukla, yoksunlukla, işten atmalarla, bunalımlarla geldi. Ama yanında bir de karşıtını getirdi! Onlarca, yüzlerce irili ufaklı direniş/grev patlıyor fabrikalarda. Kentlerin sokaklarını yeniden işçilerin, emekçilerin ve gençlerin adımları ısıtıyor. Ama daha, daha fazlası lazım. Bu lanet sistem çok daha fazlasını hakediyor. Artık buz kırılmalı, kırılıyor! Bir yanda MEHA tekstil işçilerİ, Hedef Dershanesi’ndeki eğitim emekçileri ve Mersin Liman işçileri direndiler ve kazandılar. Diğer yanda birçok grev ve direniş ise ilerliyor, kazanmaya doğru…

Sistemin krizi salt ekonomik bir kriz olarak da yaşanmıyor. Türk burjuvazisinin bölgesel güç olma hedefi ve hayaliyle birlikte burjuvazinin iç çatışmaları ve yeniden yapılandırma süreciyle birlikte toplumsallaşmış bir rejim krizinin de etkileri de giderek büyüyor. Kürt ulusunun inkar ve imha ile yok edilemeyeceğini anlayan sistem Kürt sorununu sistem içerisinde kabul edilebilir bir sınıra çekmek için adımlarını hızlandırıyor. Kürt emekçilerin giderek daha fazla sınıfsal bir karakter kazanan ulusal mücadele bilinçleri ile boşa çıkartılacaktır.

Kapitalizm dünya ölçeğinde güç ve itibar kaybederken sosyalizmi güçlü bir alternatif olarak savunmak devrimci ve komünist güçlerin birincil görevidir. Böylesi bir anlayışla yaklaşık 5 aydan beri yürütmüş olduğumuz "Kapitalizmi kriziyle beraber tarihin çöplüğüne göndereceğiz!" isimli kampanyayı bu eylemle birlikte sonlandırıyoruz. 5 aydır üniversitelerde, liselerde emekçi semtlerde yürüttüğümüz kampanyamızın sona ermesi elbetteki krizle ve bir bütün olarak emperyalist-kapitalist sistemle mücadelemizin sona ereceği anlamına gelmiyor. Şimdi yeni araçlarla, kampanyamızla arttırdığımız gücümüzü de arkamıza alarak akın tazeleme zamanıdır. Kapitalizm tarih kitaplarına hapsolana, sınıflar ve sınırlar kalkana kadar mücadelemiz kesintisizce sürecektir.

Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni!
Dünyayı İstiyoruz Kırıntı Değil!
Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!


DEVRİMCİ PROLETER GENÇLİK