Faşizmin renk alerjisi zindanlardan dışarı taştı. Geçtiğimiz Temmuz ayı içinde Veysi Ayhan adlı tutsağa sarı-kırmızı-yeşil renkli boncuklardan oluşan bileklik taktığı gerekçesiyle 15 günlük hücre cezası verilmişti. Yeni Terörle Mücadele Yasası'na göre sarı-kırmızı ve yeşili yan yana kullanmak içerde de dışarda da kati suretle yasak. Yasaktan "dışarıda" nasibini ilk Şırnaklı Cindi Sevisoğlu aldı.
Silopi'deki evinin cephesini Konfederalizm bayraklarıyla süsleyen Cindi'nin evi defalarca basıldı, savcılık kararıyla şekiller zorla sildirildi, kardeşine ait çay bahçeside basılıp müşteriler gözaltına alındı. Yetmedi hakkında "örgüt üyeliği" iddiası ile soruşturma açıldı.
Silopi'nin Başak Mahallesi'deki evininin dış cephesini tümden yeşile boyatan Cindi Sevisoğlu, boyacılara dış cephenin 6 yerinede güneş ve ortasında yıldız resmi çizdirdi. Cindi'nin evi 19 Eylül günü polisler tarafından basıldı. Baskın sırasında evde olmayan Cindi'yi çocuklarına aratan polisler, derhal eve gelmesini söylediler. Eve döndüğünde kendisini onlarca polis karşıladı. "Ne olduğunu" soran Cindi'ye polislerin şefi sesini yükselterek "Sana iyi niyetli yaklaşacağız. Bu duvardakiler yasak. Hemen silmen gerekiyor" dedi. Sebebini sorunca da "Yeni Terörle Mücadele Yasası'na (TMY) göre bunlar Kongra–Gel’i temsil ediyor ve yasak. Hemen sileceksin" denildi. Cinsi'nin karşı çıkması üzerine polisler evden ayrıldılar.
Takip eden 3 gün boyuncada eve gelen polisler, silme dayatmasını aile bireylerini tehdit ederek yinelediler. Ayrıca polisler, "Bu renkler ile boyayamazsın. Bu şekiller değil, bu renkler yasak" da dedi. Polislere her seferinde karşı çıkan Cindi durumu şöyle özetliyor:
Her silme taleplerine olumsuz cevap verdim ve bunların bir örgütü temsil etmesi için değil renklilik olsun ve sevdiğim için yaptığımı belirttim. Son olarak geldiklerinde yine aynı şekilde silmemi istediler. Ben bir vatandaş olarak hangi renkle hangi şekille yapmak istiyorsam boyarım dedim. Bana 'Bu renkler ile boyayamazsın. Bu şekiller değil bu renkler yasak' dediler. Ben de 'Madem yasak savcıdan kağıt getirin sileyim' dedim.Cindi Sevisoğlu'nun savcılıktan kağıt talebi polisler tarafından sadece yarım saat içinde karşılandı. Bürokraside işlerin yavaş işlediğini düşünen Sevisoğlu, yarım saat içinde savcılıktan silinmesi için gelen evrakı görünce şaşırdığını dile getirdi. Gözaltına alınacağını duyan Sevisoğlu, şöyle devam etti:
Devlet dairelerinde bir iş bu kadar hızlı olmazdı ama yarım saat içinde savcılıktan belge getirdiler. Daha sonra ifademi almak için beni karakola götüreceklerini söylediler. Karakola gittik. İlçe Emniyet Müdürü bizzat geldi ifademe. Bana 'O çizdiklerini derhal sileceksin' dedi. Ben de yasalarda böyle bir yasağın olmadığını tekrarladım. Bana 'Yeni TMY'de var ve silinecek' dedi. Eve giderek zorla işaretleri sildirdiler. Hakkımda soruşturma başlatıldı. Savcılıkta iki kez ifade verdim.Sevisoğlu ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı ama baskılar bitmedi. İlçe Emniyet Müdürü’nün talimatı ile kardeşinin işlettiği Belediye Çay Bahçesi'ne 50’den fazla polis ile baskın yapıldı. Baskın çay bahçesinde oturan tüm müşterilerin gözaltına alınmasıyla son buldu. Gözaltına alınan müşterilere sorgularında, "Çay bahçesinde örgütsel eğitim veriliyor mu?" şeklinde sorular soruldu. Ayrıca Sevisoğlu'nun okula giden çocukları da tehditlere maruz kaldılar.