Perşembe, 23 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)
Toplu balık ölümleriyle gündeme gelen dere ve nehirlerdeki sanayi kirliliği bu sefer daha aleni bir hale büründü: Fırat pas tuttu!
Fırat'ı bu hale getiren Sivas'ın Divriği ilçesinde kurulu bulunan Erdemir'e ait Maden Demir Çelik İşletmeleri'nin atık suları.
Özelleştirme sürecinde Erdemir, OYAK'ın elinde kalmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri Holding'in arıtma işlemlerinden sağladığı 3 kuruşluk tasarrufun bedeli olan zehir, sadece Fırat'ın havzasını değil nehirin aktığı Keban baraj golü ile tüm bir bölge insanını etkiliyor.
Divriği ilçesinde, demir- çelik madeninin bulunduğu işletmelerdeki dinlenme havuzlarında tutulan demir cevheri atıkları, Çaltı çayına boşaltılıyor. Çaydan Fırat nehrine akan atıklar, Keban baraj gölüne de ulaşıyor.
Atıkların 2000 yılından beri Çaltı çayına deşarj edildiğini bildiren Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar şöyle konuşuyor:
Bölgemizdeki doğa katliamı devam ediyor. Divriği ilçesindeki fabrikanın atıkları Çaltı Çayı kanalıyla Keban Baraj Gölü'ne akıtılıyor. Söz konusu atıklar, fabrika yetkililerince gece ve akıntının fazla olduğu dönemlerde çaya bırakılıyor. Kendilerini sürekli uyarıyorduk. Ancak inkar ediyorlardı.
OYAK/TSK Holding yetkilileri ise nehir renk değiştirdiği için
"yapmadık etmedik" diyemiyorlar bu sefer
"Atıklar zararsız" dediler!
İşletme Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kurt: "İnsan sağlığı ve canlılar açısından hiçbir etkisi yok. Tıpkı doğada bulunan madenlerin yağmur suyuyla temas ederek akarsuya katılması gibi bir şey.."
OYAK'ın "zehirsiz"(!) atıklarından dolayı Fırat'ta artık balık da yok yumurtaları da... Kemaliye'de bulunan
Su Ürünleri Yüksekokulu tarafından yapılan bir inceleme sonucunda, daha önceden balıkların yumurtalarını bıraktıkları bölgede,
atıklar nedeniyle artık söz konusu balık yumurtalarına rastlanamadığı ifade edildi.
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demirsoy: "Fırat bizzat demir belirtisini ifade eden kızılımsı rengini, Sivas’ın Divriği’ndeki demir-çelik maden ocağının atıklarından almaktadır. Maden işletmesi bünyesinde bulunan arıtma sisteminin tam kapasite ile çalıştırılmadığı ve yetersiz olduğu için sık sık Fırat’ın rengi değişmektedir. Hazırladığımız raporu ilgili kuruluşlara 5 yıl kadar önce gönderdik."
TERMİK SANTRAL HALA ZEHİR KUSUYOR
Kitlesel Ölüm Tehdidi
Termik santralden kükürtdioksit ve diğer zehirli gazlar, tümüyle ve aralıksız şekilde çevreye yayılıyor. Kükürtdioksit ağır üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açıyor ve sinir sistemini bozuyor. Gazın tehlike sınırını aşması, kitlesel ölümlere yol açabiliyor.
Muğla'daki
Yatağan Termik Santrali'nde santralin kurulmasından tam dokuz yıl sonra, geçtiğimiz çarşamba günü devreye giren, ancak
iki gün sonra arızalanarak devre dışı kalan arıtma tesisi, onarımın ardından 21 Kasım'da bir kez daha
devre dışı kaldı.
Köyleriyle birlikte 40-50 bin nüfusa ulaşan, hava kirliliğinin had safhada olduğu Yatağan'da halk gelişmelerden tedirgin. İnsanlar çevreye yayılan küllerin yeraltı sularına karışıp bu yolla radyasyonun tüm bir bölgeye yayılmasından korkuyor.
Devlet ise radyasyonlu külleri dahi insan sağlığını hiçe sayarak paraya çeviriyor. Termik santralin külleri
çimento üretiminde kullanılmak üzere satılıyor. Radyasyonlu küllerden çimento yapan şirketlerden biri olan Hat Çimento termik santralin içinde faaliyet yürütüyor.
ZEHİRE AROMALI MASKE
Tehlikeli atıkların yakıldığı ve bu yolla çevreye daha korkunç bir zehrin yayıldığı
İZAYDAŞ'tan yayılan koku çevre halkı için dayanılmaz boyutlara varınca maskeleme işlemine gidildi.
İZAYDAŞ'dan yayılan zehir dumanı İngiltere'den getirilen bir cihazla artık meyve kokacak.