Demokrat eczacılar eylemde

Eczacılar tepe örgütleri Türk Eczacılar Birliği'nin karşı çıkmasına rağmen emekçi halk sağlığının yıkımına karşı İstanbul'da toplandı. 8 bini aşkın eczacı meslek örgütleri, sendikalar, demokratik kurumlar vs.'den destek göremeden yürüdü.

GÜNCEL
Pazar, 14 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

Bugün ülkenin dört bir yanından gelen ezcacılar İstanbul Kadıköy Meydanı'nda birleştiler. Tek dertleri 7 aydır devlet tarafından ödenmeyen alacakları değildi; emekçi halkın sağlığa ve ilaca ulaşmasını engelleyen tehditlere karşı da alandaydılar.

Eczacıları sokağa çıkaran en büyük sorunlardan biri de AB uyum yasaları çerçevesinde ilaç satışının eczaneler dışında yapılabilmesini ve ithal eczacı uygulamasını hayata geçirecek yasa değişiklikleriydi.

Eczacılar, IMF politikalarını onaylayan ve hükümetle dirsek temasının da ötesine geçen tepe örgütlenmeleri Türk Eczacılar Birliği'ne rağmen alana çıktılar. Mitinge karşı çıkmasına rağmen TEB'e bağlı 46 Eczacılar Odası'ndan 20'den fazlası pankart ve üyeleriyle alandaydı. 10'dan fazla odanın kimi yöneticileri de odaları mitingi onaylamamasına rağmen alana geldi. Mitingte TEB Yönetim Kurulu'ndan da 2 kişi vardı.

Eczacıları mücadelelerinde yanlız bırakan sadece satılmış tepe örgütlerinin yöneticileri değildi. Meslek örgütlerinden sendikalara, yasal partilerden devrimci demokratik kurumlara kadar tam anlamıyla ilgisizlik miting alanından acı acı sırıtıyordu. Eylem alanına sadece İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu gelmişti.

Antakya, Uşak, Kocaeli, Mersin, Trabzon, Antalya, İzmir, Amasya, Balıkesir, Tokat, Zonguldak vb. illerden gelen Eczacılar Odası ve Ecza Teknisyenleri Derneği (eczacı çıraklarının örgütlenmesi) üyelerinin sayısı polis kaynaklarına göre 8 bini aşıyordu. Türkiye'de, TEB'e bağlı odalara kayıtlı 26 bin eczacı bulunuyor. Eczacıların bundan önceki merkezi eylemine katılım ise 2 bin civarındaydı.

Yürüyüşte Kocaeli Eczacılar Odası üyeleri dışında slogan atılmadı. Tepkilerini düdükler ve alkışlarla ortaya koyan eczacılar taleplerini dövizlerle taşıdılar:







• İlaç ulaşılabilir olmalı
• Özverinin adresi eczacı ve halk değildir ilaç ve dağıtım tekelleridir
• Sağlıkta özelleştirmeye son
• Sağlıkta dönüşüm finansörü eczacı ve halk
• Dağıtım tekellerinin sömürüsüne son
• Halkın ilaca ulaşımı engellenemez
• Sağlıkta dönüşüm eczacıyı da vurdu
• IMF ilacıma dokunma
• Market eczanelere hayır
• Kırtasiye ve bürokrasi değil sağlık hizmeti
• YASAK doktor yazamaz eczacı veremez halk alamaz
• Depresyonlu anne-baba istemiyoruz
• Avans değil zamanında ve tam ödeme
• Vatandaşa 7 günlük milletvekillerine 90 günlük ilaç! Neden?
• Eczacı emeği üzerinden iskonto pazarlığına hayır
• Sağlıkta sömürüye son
• İlacı veriyoruz devleti finanse ediyoruz faiz kıskacında boğuluyoruz
• İlaç alım protokolü kölelik anlaşmasıdır
• Sağlık haktır satılamaz

Miting Sadık Gürbüz'ün türküleri ile başladı. Sadık Gürbüz alanı dolduran coşkulu kalabalığı "Hastalığın teşhisini doktorlar yapıyor tedaviyi siz. Tedaviye başlıyorsunuz yolunuz açık olsun" diyerek selamladı. Seslendirdiği türkülerin yanı sıra hırsız ve harami olarak nitelediği siyasi iktidarı topa tutan konuşmalar yapan Gürbüz, "Analar bebeleri uyutmayın. Danalar bostana girdi, etrafını çevirdi bekçiler. Korumadalar danalar" diyerek devletin icazet alanını da aydınca eleştirdi.

Daha sonra tek tek Eczacı Odaları başkanlarına söz verildi. Konuşmalardaki temel vurgular şunlardı:

[foto]ok.png[/foto] Türkiye'de eczacıların meslek hakkı yok, ilaçtan pay var. Ve 2003 yılındaki ilaç kararnamesinden itibaren bu pay sürekli azalıyor. İlaç tekellerinin ise keyfi yerinde çünkü pazar büyüdü. Fakat pazar büyüdükçe bizim payımız ise küçülüyor.

[foto]ok.png[/foto] Bizim sorunlarımızdan tekelci ilaç sermayesi sorumlu. Ülkemizde ilaç üretimi küresel sermayenin eline geçti. Dağıtımın da yüzde 50'sinden fazlası... Ve sırada eczanelerimiz var. Biz bu ülkede ilaç sahipsiz değildir demek için buradayız.

[foto]ok.png[/foto] Neoliberal bir küresel düzen ve küresel bir finans sermayesi oluştu. Bu küresel sermaye için dünya çok küçüldü. Bu küresel sermayenin finans kuruluşları var IMF'si ve Dünya Bankası var. Şimdi ilaç dağıtımıyla ilgili 2 yasa kaldırılıyor. Bu yasalar ilacın eczanelerde satılmasını öngören yasalardır. Bunların yerine konulan ise Tıbbi Ürün Yasası. Ne demektir tıbbi ürün? İlacı yeni icatları tıbbı ürün kavramı altına sokarak eczanelerin dışında satılmasını da sağlayacaklar.

[foto]ok.png[/foto] Tasarrufu ilaçla özdeşleştirenler insan canına kast ediyorlar. IMF'den korkanlar bundan sonra bizden korkacak.

Miting alanından Türk Eczacılar Birliği Başkanı Mehmet Domaç'ı istifaya çağıranlar dışında "Satılmış Domaç", "Kanımızı Kurutan Unakıtan", "Sağlığına ve Eczacına Sahip Çık", "Yaşamak Yaşatmak İstiyoruz" sloganları da yankılandı.

Mitinge katılan hemen tüm eylemcilerde Türk Eczacılar Birliği'ne, AKP hükümetine, Avrupa Birliği'ne ve IMF'ye karşı çok net bir öfke vardı.

Alacaklarının ödenmemesi ve mesleklerinin ellerinden alınmasına karşı eczacıların mücadelesi bundan sonra da ivmelenerek büyümeye meyilli. Sadece kendi sorunlarına kilitlenmeyen eczacılar birleşik mücadeleye çağırıyorlar. Bu çağrıya cevap vermek yaşamımızı savunmaktır.