Perşembe, 12 Ekim 2006 (20 yıl 2 hafta önce)
[foto]mus-gungor.jpg[/foto]
Fotoğraftaki Güngör ailesi. Muş'un Varto ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki Taşlıyaka köyünde yaşıyorlar. Taşlıyaka anılırken köy deniliyor ama statüsü köy değil, köyde yaşayan bir hane kalınca rütbesi düşürülüp devletin kapsama alanından çıkartıldı.
Bir köyün rütbesini sökerek, vergilerimizin, yol, su, elektirik, kanalizasyon, okul, sağlık ocağı olarak dönmemesinin yasal dayanağı sağlanmış olunuyor. Yok ve yük saymanın bürokratçası...
1966’da Varto ilçesinde meydana gelen depremde ilçeye 10 kilometre uzaklıkta bulunan Taşlıyaka köyünde evlerin tamamı ağır hasar gördü. Devletin köyü yeniden inşa etmeye değer bulmaması sebebiyle yaşanan göçün ardından boşalan köyde yalnızca 4 çocuklu Güngör ailesi kaldı.
Taşlıkaya’nın boşalması nedeniyle köy statüsünden çıkarılmasına rağmen 55 yıldır eşi ve çocuklarıyla köyde yaşayan Ali Rıza Güngör, "Köyde başka kimsenin bulunmaması çok sıkıntı yaratıyor. Eşim ve 4 çocuğumla birlikte hayvancılık yaparak geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Evimizde ne elektrik ne de telefon var. Bizden başka yaşayan aile olmadığı için de imar ve iskana kapatılan köyümüze devletin hiçbir hizmetini alamıyoruz" dedi.
ANKARA'DA DA ÇEKMİYOR
Muş'taki Güngör ailesinin kapsama alanından çıkartılmasından rahatsız olmayanlar için haberimizin kalan kısmında
Ankara'ya uzanıyoruz.
Ankara'nın zorunlu göç denilen Kürt halkına yönelik tehcir politikasının sonucunda oluşmuş
Haymana, Polatlı, Bala ve
Şereflikoçhisar ilçelerinde halkın en büyük sorunu
içme suyuna ulaşamamaları ve
yollarının olmaması. Su ve asfaltlı yok sıkıntısı 2006 yılında Ankara'da yaşanıyor. Fakat teneke mahalleler Ankara'ya özgü değil, başta İstanbul, Mersin ve Diyarbakır olmak üzere bütün büyük şehirlerde var.
Ankara'nın bahsi geçen ilçelerinde yapılan araştırma kapsamında
803 kişiyle bire bir görüşmeler yapıldı. Katılımcıların 303’ü kadın, 500’ü ise erkek. Yaşları ise
36 ila 55 arasında.
Araştırmaya katılanlara yaşadıkları en önemli sorunun ne olduğu sorulduğunda katılımcıların 334’ü "
içme suyu" yanıtını verirken, 110’u "
yolumuz, asfaltımız yok" dedi. Araştırmaya katılanlar kanalizasyon, altyapı, sağlık ocağı, sağlık personeli, elektrik, okul, eğitim, öğretmen gibi sorunları da sıraladı. 73 kişi işsizlikten şikayet ederken 61 kişi de uygulanan pancar kotasından şikayetçi.
Kadınlar çalışmıyor. Çalışamama nedenlerinin başında Türkçe bilmemeleri geliyor. Araştırmaya katılan 303 kadından 250’si mesleğinin sorulması üzerine "ev hanımı" yanıtını verdi.
İstanbul İkitelli'ye bağlı
Ayazma Mahallesi'ndeki zorunlu göç mağduru Kürt kadınlar ve çocuklar ise sabahtan akşama kadar bütün gün çevredeki konfeksiyon atölyelerinden getirilen tişörtleri temizliyorlar. Bütün gün 5 YTL karşılığında.... Temizlenen tişört başına 50 kuruş alıyorlar. Onu da aylar sonra...
İlgili Haber: Savaşın en kanlı günleri