Latin Amerika'yı silip süpüren, Peru ve Meksika’da denenen kızıl med-cezir bu hafta da Ekvador'da hatırı sayılır bir başarı kaydetti. Genç, zeki, Amerika eğitimli bir ekonomist ve eski maliye bakanı olan Rafael Correa'nın önemli seçim zaferi, Latin Amerika'nın "ikinci bağımsızlığı"nı arayan ve onun için yanıp tutuşan Hugo Chavez'in Venezüella'sı ve onun Bolivar devrimi için bir zafere daha işaret etti. Correa Chavez'e katıldı, Bolivya'da Evo Morales ve Küba'da Fidel Castro kıta için bir "umut ekseni" oluşturdular. Correa, Ekvador'un ABD kökenli serbest ticaret alanına katılımını daha fazla sürdürmeyeceğine, Manta'daki ABD askeri üssünü kapatacağına ve OPEC olarak bilinen petrol ihraç eden ülkeler örgütüne katılacağına söz verdi.
Latin Amerika'daki ABD eğitimli akademisyenlerden farklı olarak Correa ikna kabiliyeti yüksek bir ekonomist. Correa, küresel dünyanın neoliberal ekonomisinin samimi ve sözünü esirgemez eleştiricisi ve sözümona Washington mutabakatı diye bilinen, son 20 yılda Latin Amerika'ya kendi ideolojisini empoze etmeye çalışan oluşumun karşısında duran birisi. Kolayca bir Caudillo (Faşist Franco’nun ünvanı, şef –nba) ya da bir popülist olarak damgalanıp safdışı edilemez ama anlamsız ve bağnazca aşırı sağ kanat milyonerlerinden rakibi Alvaro Noboa'nın son derece gülünç bir biçimde verdiği seçim rüşvetlerinin kendisinin önünü kesmesinden zekice hamlelerle kurtuldu.
Şimdiye kadar iki aday da, çarpıcı bir şekilde verili parti sisteminin dışında bir duruş aldılar. Correa'nın zaferi Ekvador'un geleneksel siyasetinde deprem niteliğinde patlamalar olacağının işaretini verdi bile. Son 10 yılda, halkça benimsenen popüler gösteriler silsilesi, askeri darbeler ve geçici hükümetler Ekvador siyasetinde bir takım değişimler olacağını gösteriyordu. Benzer dönüşümler, bürokratik yetersizlik ve yolsuzluğun eski düzeninin çökmesini hızlandıran Venezüella ve Bolivya’da da yaşandı. Lidersiz ve demoralize olmuş, motivasyonunu kaybetmiş bir muhalefetten başka bir şey kalmamıştı. Chavez ve Morales gibi Correa da yerli çoğunluğa daha fazla temsiliyet ve ses verecek olan birleşik bir meclis kurmaya hızlı ve emin adımlarla ilerleyecektir.
Latin Amerika yerli halkındaki siyasi patlama son yılların en çarpıcı gelişmesi olmuştu. Birbirlerinden çok farklı olan ulusal toplulukları -Amazon bölgesindeki halkın Andea yaylasındaki halktan çok farklı olması gibi- harekete geçirmek ve hangi beyaz toplulukların birleşeceğine karar vermek son derece zor bir görev olmuştur. Bu, Ekvador'da çok güçlü olan yerli halk hareketi, bir keresinde Chavez'in jargonuyla konuşan bir önceki başkan Lucio Gutierrez zamanında hatırı sayılır bir yatırım olmuştu. Gutierrez, verdiği sözleri ve vaatleri tutmayı başaramayınca, 2002 yılında sokak protestoları sonucu koltuğunu kaybetmiş olsa da hala önemli bir desteğe sahip. Son seçimde aday olmasına izin verilmemişti ama ona verilecek oyların Correa'ya gitmiş olması son derece muhtemel. Seçimlerin istatistiki sonuçları ve araştırmalar ne tür detaylar bulursa bulsun, bu yılın başlarında Bolivya’da olduğu gibi Ekvador’da da halkçı bir dalganın oluşturulmasının, çok açık bir şekilde geri dönüşü imkansız bir güç/iktidar kaymasına işaret ettiği bir gerçek. 500 yıl önce Corets ve Pizarro tarafından durgunlaştırılan halklar, şu an beyaz sömürgeci göçmenlere karşı ayaklanmaya başlıyor.
Simon Bolivar, 18. yüzyılın başlarında yapılan bağımsızlık savaşları sırasında Kolombiya, Ekvador ve Peru seyahatlerinden sonra 1825 yılında izlenimlerini, "fakir ve zavallı yerliler tüm gerçekliğiyle kederli, üzüntülü bir bunalım içindeler. Onların hepsine elimden geldiğince yardım etmek isterim: Bu öncelikle bir insanlık meselesidir; ikinci olarak da, bu onların hakkıdır ve son olarak da, doğrusunu yapmak biraz masraflı ama çok değerlidir" şeklinde kaydetmiştir.
Son 200 yılda değişen çok fazla bir şey olmadı, ama Bolivar Devrimi, Chavez tarafından desteklenip benimsendi ki önce Morales ve şimdi de Correa da sorunları iyileştirmenin yolunu aramak için harekete geçtiler. Bolivar’ın anısını canlandırarak, ikinci kez bağımsızlık için barışçıl bir mücadelenin yollarını arıyorlar. Eğer bu başarılırsa, Latin Amerika’nın bütün yüzü değişecek.
Richard Gott
(Hugo Chavez ve Bolivar Devrimi adlı kitabın yazarı)
Guardian / 28 Kasım 2006