Köln’de kardeşlik paneli

DKÖP-A ve YEK-KOM’un "Faşizme ve şovenizme karşı halkların kardeşliği" etkinlikleri sürüyor

DÜNYA
Perşembe, 27 Aralık 2007 (18 yıl 10 ay önce)

Bu etkinlikler kapsamında 23 Aralık’ta Roj TV’de bir program yapıldı. Programda Yaşanacak Dünya, Aveg-Kon, ADHK, Bir-Kar ve Yek-Kom temsilcileri konuşmacı olarak yer aldı. Programda halkların kardeşliği bilinci ve eyleminin geliştirilmesinin zorunluluğu konuşmaların ana temasını oluşturuyordu.

Yine farklı ülke ve şehirlerde düzenlenen panellerin birisi de 26 Aralık’ta Köln’de gerçekleştirildi. Mala Kurdan’da 150 kişinin katılımıyla geçekleştirilen panele DKÖP-A bileşenlerinin tamamı (Yaşanacak Dünya, ATİK, AvEG-KON, ADHK, BİR-KAR) ve YEK-KOM temsilcileri katıldı.

Panel öncesi 19 Aralık anması yapıldı


Panelden önce 19 Aralık anma etkinliği düzenlendi. Hazırlanan ortak metnin okunduğu, şiirlerin seslendirildiği, saygı duruşunun yapıldığı anma etkinliği, devrimci iradenin büyütülmesi çağrısıyla son buldu.

Panelde konuşmacılar genel olarak kendi bakış açılarıyla süreci değerlendiren açıklamalar yaptılar. Bu tarihsel kesitte üzerlerine düşen sorumlulukların altını çizdiler. Farklı bakış açılarının da yansıdığı panelde, dinleyicilerin konuşma ve sorularıyla da son bölümde "somut olarak yapılması gerekenler" üzerinden belli tartışmalar gündeme geldi.

Kurumlar adına yapılan konuşmalarda sırasıyla özet halinde aşağıdaki mesajlar yer aldı:

YEK-KOM: Operasyonların fiyasko olduğu söylendi. Artık tek taraflı barış demenin hükmünün kalmadığı, bu saatten sonra barış demeyeceklerinin altı çizildi.

ATİK: Birleşik mücadelenin anlamına değinilerek, Kürt Ulusal hareketinin '90’lardan sonraki yanlış politikalarının bu noktaya gelinmesinde payının olduğu vurgulandı. Üzerlerine düşenleri yaptıklarını bu konuda içlerinin rahat olduğu ifade edildi.

ADHK: Gelişen süreç ve eylemlilikler içerisinde aktif olarak yer almak gerektiğinin altı çizildi.

Yaşanacak Dünya: Genişletilmiş Ortadoğu Projesi kapsamında, emperyalizmin "yönetilebilir kaos" öngörüsüyle emekçi halkların bir birine boğazlatıldığı bir coğrafya yaratma saldırganlığı karşısında, halkların kardeşliği eylem ve bilincinin geliştirildiği devrimci bir seferberliğin yaratılması gerekliliğinin altı çizildi. 19 Aralık nasıl ki TDH’nin iradesini kırmaya dönük bir saldırı iseydi, bugünde Kürt halkın özgürlük istemi ve mücadelesinin yok edilmesine dönük bir saldırganlığın olduğu söylendi. Bunun karşısında gerektiğinde halkların kanlarının bir birine karıştığı ‘kardeşlik müfrezeleri’ gibi mücadele birliklerinin yaratılmasının yanında, sokağın kazanılmasına dönük birleşik-kitlesel eylem hatlarının örülmesinin anlamı vurgulandı.

Bu duruşun işçi sınıfı ve emekçilerin yakıcılaşan sorun ve ihtiyaçları temelinde mücadele ile buluşturulması, militan eylem hattı ve şovenizm zehrinin bilinçlerden sökülüp atılması için İsviçre ve Paris’teki şovenist gösterilerin basılıp dağıtılması, Genç-Sen kongresinde ‘anadilde eğitim hakkı’nın tüzüğe girmesi için verilen mücadele, Telekom grevi ve sonrasındaki devrimci ısrar ve İstanbul mitinginin yasaklanmasından sonra sokakların tutuşturulması gibi örneklerin yaygınlaştırılıp büyütülmesinin gereğine değinildi.

BİR-KAR: Geliştirilen sürecin irade kırmaya dönük bir saldırganlık olduğu bunun karşısında dik durmak gerektiğinin altı çizildi. Kürt hareketinin bugün kendilerine ihtiyacı olmadığı, onların örgütlediği eylemler içerinde yer almak yerine işçi sınıfının bilinçlendirilip örgütlenmesi gerektiği ve en iyi yanıtın bu olacağı söylendi.

AvEG-KON: Kendilerinin haklarında söylenen bütün ‘kuyrukçu’, ‘yamanma’ eleştirilerine rağmen, bugüne kadar Kürt halkının yanında oldukları, bundan sonrada "özgürlük ve barış cephesi"ni büyütmek gerektiği bunun mücadelesini verecekleri vurgulandı.

19 Aralık anma etkinliği ve kardeşlik paneli beş saat sürdü.