Halklar arasına kama!

Ortadoğu şimdi tam anlamıyla gerçek bir halklar hapishanesine çevriliyor...

DÜNYA
Çarşamba, 5 Eylül 2007 (18 yıl 11 ay önce)

Hakkari, Şırnak, Siirt, Mardin, yani Güney Kürdistan sınır köy ve kasabalarının sokaklarında dolaşan kolu ve bacağı kopan insan görüntüleri yabancımız değil. Sınırdaki mayın tarlalarının eseri olan bu görüntünün diğer yüzünde de yüzlerce, binlerce ölü var. Emperyalistlerin masa başında çektiği bir çizginin kurbanı olanların büyük acılarla silip süpürdüğü mayın duvarlarının ayıramadağı bir halkı şimdi beton bloklarla elektronik duvarlarla ayırmaya çalışıyorlar.

Halklar arasına beton ve elektronik kama


Kaplumbağlar da uçar

Kaplumbağalar da Uçar


İran Kürtleri ile Irak Kürtleri arasındaki sınır ticareti ile her şeyi "sınırda" yaşayan Kürtlerin acı dolu yaşamını konu alan "Sarhoş Atlar Zamanı" filminin yönetmeni Bahman Ghobadi "Kaplumbağalar da Uçar" filminde ise mayın tarlalarında büyüyen Kürt çocuklarının etkileyici öyküsünü beyaz perdeye taşımış.

Uçan kaplumbağaların öyküsü ABD’nin Irak’a işgal hazırlığının tartışıldığı dönemde, Irak-Türkiye sınırında bir Kürt mülteci kampında geçiyor. Kampta yaşayan ve ailesini savaşta kaybetmiş olan 13 yaşındaki Satellite (Uydu) lakaplı Soran, ABD hayranı bir Kürt genci. Günlerini televizyon antenlerini tamir ederek ve üç beş kelime bildiği İngilizcesiyle uydu kanallarındaki savaş haberlerini köylülere tercüme ederek geçiren Satellite, ABD Başkanı George W. Bush’un Pentagon’dan yaptığı savaş demeçlerini; “Yarın yağmur yağacak” gibi cümlelerle aktarır.

Kamptaki çocukların hayranlığını kazanmış olan Satellite’in liderliğinde toplanan tehlikeli kara mayınları, kampta yaşayanların tek geçim kaynağı. Kampa yeni gelen, Irak rejiminin Kürt köylerine yaptığı bir askeri operasyonda askerlerin tecavüzüne uğrayan 14 yaşındaki Agrin’e aşık olan Satellite, onun gözleri görmeyen küçük oğlu ve her iki kolunu da bir mayın patlamasında kaybetmiş abisinden oluşan ailesine yardım etmeye çalışır. Ancak acımasız koşulların içerisinde büyüyen ve tecavüz travmasıyla birlikte açlık ve yoksulluk çeken Agrin’in tek isteği ölmektir.
Kuzey ve Güney Kürtlerini birbirinden ayırmak üzere yüzlerce kilometre boyunca döşenen, nice acılara sebep olan, bu yüzden romanlara, filmlere konu olan mayın tarlaları işlevsiz kaldı; sıra beton ve elektronik duvarlarda. Güney Kürdistan sınırına beton duvar örülecek...

Dağlık bölgelere termal duvar


"Uzunluğu 470 kilometre. Kara Kuvvetleri ile Hava Kuvvetleri'nin ortak çalışması. Öneri Hava Kuvvetleri'nden gelmiş. Bütün sınır boylu boyunca bildiğimiz anlamda duvardan oluşmayacak. Duvar yapılamayan yerlere elektronik ve termal duvar kurulacak. Bütün duvar boyunca normal ve ultraviole kameralar yerleştirilecek. Sıkı bir denetim başlayacak. Deneme panelleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın Ankara'daki lojistik dairesinde üretiliyor ve denemeler yapıldı. Hava Kuvvetleri'nin uçak hangarları için ürettiği sağlam bloklar şimdi Türkiye-Kuzey Irak sınırı için hazırlanıyor. Projenin toplam maliyetinin 2.3 milyar dolar olduğu belirtiliyor." (İbrahim Karagül, Yeni Şafak)

Operasyonlardan sonra duvar ortaklığı


Bir süredir Kürt köylerini bombalayan İran'ın da Güney Kürdistan sınırına duvar örme hazırlıkları içinde olduğu biliniyor. Bir yıl önce başlayan çalışmaya göre Kandil ile Hacı Ümran arasındaki geniş vadiden sınır geçişlerini engelleyecek olan 4 kilometrelik uzunluğa sahip bir duvar projesi üzerine çalışılıyor. Bunun sınır boyunca oluşturulacak tampon bölgenin ilk adımı olduğu sanılıyor.

Faşizm Siyonizmden esinleniyor


Dört parçaya bölünen Kürt halkını birbirinden yalıtmayı tasarlayan duvar projelerinin esin kaynağı İsrail'in Filistin halkına karşı inşa ettiği 670 kilometrelik “Utanç Duvarı” olsa gerek. Filistin'de şehirlerin ortasından geçen, köyleri, kasabaları bölen, Filistinlilerin tarlalarını, bahçelerini iki parçaya ayıran “Utanç Duvarı” tüm tepkilere rağmen siyonist rejim tarafından inşa edildi. Peki bununla Filistin'i bir açık cezaevi haline getiren işgalci İsrail, Filistin halkının direnişinden kurtulabildi mi? Hayır! Direniş sürüyor.

Suudi Arabistan da...


Halklar arasına duvarlar çekenler sadece bu ülkeler değil... Suudi Arabistan'ın da bir duvar projesi var.

Suudi Arabistan, Irak sınırı boyunca, içinde karakollar ve gözlemevleri de bulunan 900 kilometrelik duvar inşa etme kararı aldı. Altı yılda tamamlanacak proje için 12 milyar dolar harcanacak. Amaç Irak'ın güneyindeki Şiilerin, Sunni yönetime sahip Suudi Arabistan'daki Şiilerle ilişki ve iletişimini koparmak.

Emperyalist kapitalizmin duvarları


Ortadoğu'da halkları birbirinden ayırmak, ezilen halkları parçaları ayırmak yetmiyor şehirler bile duvarlarla bölünüyor. İşte Bağdat: İşgal altındaki Bağdat'ta Şiilerle Sunni mahalleri birbirinden ayıran 5 kilometre uzunluğunda bir duvar inşa edildi... Bir mahalleden başka bir mahalleye gitmek için Bağdat'ı ikiye bölen 3.6 metre yüksekliğindeki duvarı aşmak gerekiyor artık.

Duvarların içinde açlık, işgal, savaş


Halkları, şehirleri birbirinden ayıran bu duvarlar emperyalistlerin bölgeyi hapishaneye çevirme gayretlerinin sonucudur. ABD'nin BOP saldırganlığıyla Ortadoğu Balkanlaştırılıyor. Emperyalistler ve bölgedeki işbirlikçi rejimler ezilen halklar üzerindeki egemenliklerini sürdürebilmek için halkları birbirine düşmanlaştırıyor. Aralarına sadece beton ve elektronik duvarlar değil, psikolojik duvarlar da örüyor.

Sınırları halklar çizecek


Şii-Sunni, Türk-Kürt-Arap, Müslüman-Hristiyan-Yahudi gibi dini ve etnik ayrımlar körüklenerek emekçi sınıfların gerçek düşmanlarını görmeleri engelleniyor. Ezilenlerin birbirine düşmesi, küçük küçük parçalara bölünmesi emperyalistlerin ve işbirlikçi rejimlerin bölgenin tüm zenginliklerini yağmalamaya sürgit devam edebilmesi demektir. Bölgeyi boydan boya açık hava hapishanesine çeviren duvarlar da bunun içindir. Ezilen halklar, gerici rejimlerin katliamlarını, ileri teknoloji ürünü silahlarını, kimyasal gazlarını, misket bombalarını, panzerlerini, merkava tanklarını, mayınlarını işe yararmaz hale getirdiği gibi duvarlarını ve yaratmak istedikleri halklar arası düşmanlıkları da yok edecektir. Ezilen halklar direnecek emperyalizm yenilecek!